Kategori: Amerika’da Yaşam

Amerika’da Yaşam konusu ile ilişkili olabilecek tüm konuları detaylı bir şekilde burada inceliyoruz. Sosyal hayattan iş süreçlerine, vize süresinden diğer tüm hukuksal süreçlere avukat ekibimizle dahil olabilirsiniz. Amerika Vizeleri avukatları, sıfırdan Amerika’da yaşamaya başlayacak olanlar için tüm evrak işlemlerinde yanınızda oluyor.

  • ABD’de Yaşam: En İyi 25 Şehir ve Türkler için İpuçları

    ABD’de Yaşam: En İyi 25 Şehir ve Türkler için İpuçları

    Yeni bir hayata başlamak veya kariyer fırsatlarını değerlendirmek için ABD’yi tercih edenlerin aklındaki ilk soru genelde “Hangi şehre yerleşsem?” oluyor. Kimisi doğa ile iç içe olmayı sever kimisi ise şehirde olmayı tercih eder. ABD’de yaşam da aslında her şehrin kendine göre imkanları bulunuyor.

    Bu rehberde güvenlik, sağlık hizmetleri, eğitim, ulaşım gibi temel kriterleri göz önünde bulundurarak 25 farklı şehri ele alıyoruz. Hepsinin kendine has artıları ve dikkat edilmesi gereken yönleri var. Yazının sonlarına doğru Türk vatandaşları için ABD’de yaşam hakkında ipuçlarına da değiniyoruz.

    Öncelikle Şehirleri Bir Tablo ile Kıyaslayalım

    Aşağıdaki tablo, inceleyeceğimiz 25 şehrin öne çıkan ortalama kira ve ortalama gelir miktarları hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olmayı hedefliyor. Bu sayede tablodan, bütçenize göre ilk elemeniz gereken şehirleri hızlıca görebilirsiniz.

    ŞehirOrtalama KiraOrtalama GelirÖne Çıkan Sektör
    Austin, TX1.82557.830Teknoloji, müzik
    Denver, CO1.65052.094Enerji, teknoloji
    San Jose, CA3.34081.840Silikon Vadisi, inovasyon
    Washington, D.C.2.35677.210Hükümet, diplomasi
    Boston, MA3.89473.850Eğitim, sağlık, bilim
    Madison, WI1.40057.680Üniversite şehri, bisiklet dostu
    Raleigh/Durham, NC1.63059.174Teknoloji
    Fayetteville, AR1.20055.000Perakende, lojistik
    Portland, ME1.60052.000Turizm, denizcilik
    Sarasota, FL1.50050.000Turizm
    San Francisco, CA3.50090.000Teknoloji
    Ann Arbor, MI1.50060.000Araştırma
    Naples, FL1.80062.000Teknoloji
    Des Moines, IA1.10054.000Finans, sigorta
    Boise, ID1.20053.000Teknoloji
    Grand Rapids, MI1.20052.000Sanat
    Salt Lake City, UT1.50058.000Kış sporları
    Albany, NY1.40056.000Kamu sektörü
    Portland, OR1.80060.000Sürdürülebilir enerjiler
    Jacksonville, FL1.30054.000Turizm
    Seattle, WA2.00078.000Teknoloji
    Minneapolis, MN1.50058.000Sağlık
    Charlotte, NC1.45061.000Bankacılık
    Houston, TX1.25063.000Enerji, sağlık
    Tampa, FL1.40055.000Turizm, finans
    (Tablodaki veriler ortalama değerleri temsil eder; şehrin merkezi veya kasabaları arasında farklılıklar oluşabiliyor)

    1) Austin, Teksas

    Amerikan müzik sahnesinin kalbinin attığı Austin, “Keep Austin Weird” sloganıyla farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, enerjik bir şehir. Teknoloji sektörü hızla büyüyor; Google, Facebook gibi devlerin ofisleri burada.

    Güvenlik görece iyi, iş imkanları özellikle teknoloji ve müzik alanında geniş. Dezavantaj olarak toplu taşıma sistemi yeterince gelişmiş değil; arabasız yaşam biraz zorlu.

    2) Denver, Colorado

    Dağ manzaraları, tertemiz hava ve dış mekan aktiviteleri… Kulağa hoş geliyor, değil mi? Denver, doğa sporları sevenler için adeta bir cennet.

    Enerji ve teknoloji sektörünün gelişmesiyle iş bulmak da nispeten kolay. Suç oranının düşük ve sağlık hizmetlerinin kaliteli oluşu, ailelerin ilgisini çekiyor. Kış aylarında hava sert olsa da şehir altyapısı bu koşullara alışık.

    3) San Jose, Kaliforniya

    Silikon Vadisi’nin tam kalbinde bulunan San Jose, yüksek maaşlı teknoloji işleri ile öne çıkıyor. IBM, Cisco, Adobe gibi şirketlerin ana üsleri bu şehirde.

    Ancak ortalama bir evin kirası da son derece yüksek. Eğer iyi bir teknoloji işi bulduysanız maaşınızla yaşam maliyetini dengeleyebilirsiniz, ama yeni başlayanlar için fazlasıyla pahalı olabiliyor. Hava koşulları ise yıl boyu ılıman.

    4) Washington, D.C.

    Başkent ruhu, neredeyse her sokakta hissediliyor. Siyaset, diplomasi ve uluslararası kuruluşların merkezi olduğu için iş imkanları geniş.

    Metro sistemi birçok Amerikan şehrinden daha iyi. Bazı mahallelerde güvenlik sorunu yaşansa da genel olarak şehir düzenli ve kültürel etkinlikler zengin. Ortalama gelir de yüksek, ancak barınma maliyetleri görece pahalı.

    5) Boston, Massachusetts

    Eğitim söz konusu olduğunda Boston, en popüler isimlerden biri: Harvard, MIT gibi dünya çapında üniversiteler burada. Bu durum, şehri akademik ve entelektüel açıdan çok canlı tutuyor.

    Sağlık hizmetleri de dünyaca ünlü. Ancak ortalama kiralar epey yüksek ve kışları soğuk geçiyor. Yine de zengin kültürel altyapı ve eski Avrupa kentlerini anımsatan mimari Boston’ı birçok kişinin gözdesi yapıyor.

    Diğer Şehirler: Öne Çıkan Noktaları

    • Madison (WI): Bisiklet dostu, aile odaklı; Wisconsin Üniversitesi merkezli bir “kampüs şehri” havası.
    • Raleigh/Durham (NC): Duke, UNC gibi köklü üniversiteler, araştırma üçgeni ve teknoloji firmalarıyla adından söz ettiriyor.
    • Fayetteville (AR): Uygun konut fiyatları, Walmart gibi dev şirketlere yakınlık.
    • Portland (ME): New England’ın sakin ve huzurlu liman kenti; taze deniz ürünleri ve keyifli kafe kültürüyle meşhur.
    • Sarasota (FL): Güneşli iklim, emekliler için cazip ortam, tatil havası.
    • San Francisco (CA): Golden Gate, kozmopolit bir kültür, fakat pahalı kira ve bazen yüksek suç oranı dezavantaj.
    • Ann Arbor (MI): Michigan Üniversitesi’nin bulunduğu, öğrencilerin ve araştırmacıların merkezi.
    • Naples (FL): Lüks sahil evleri, golf sahaları, sakin bir emeklilik destinasyonu.
    • Des Moines (IA): Sigorta ve finans sektörünün yoğun olduğu, düşük maliyetli ve az kalabalık bir şehir.
    • Boise (ID): Dış mekana düşkünseniz tam size göre; dağlar, nehirler ve hızla büyüyen teknoloji sektörü.
    • Grand Rapids (MI): “Sanat, tasarım ve imalat”ın buluştuğu ekonomik açıdan gelişen bir nokta.
    • Salt Lake City (UT): Kış sporları ve dağ turizmiyle ünlü, aynı zamanda hafif raylı sistemle ulaşım rahat.
    • Albany (NY): Eyalet başkenti olması sayesinde kamu sektörü ağırlıklı iş imkanları var.
    • Portland (OR): Yeşil enerji ve alternatif yaşam kültürüyle bilinir; bisiklet, ekolojik gıdalar, sanat gibi alanlarda öne çıkar.
    • Jacksonville (FL): Geniş coğrafyaya yayılmış, ılıman iklim, sahil ve denizcilik sektörünün etkisi büyük.
    • Seattle (WA): Microsoft, Amazon gibi devlerin varlığı; kahve kültürü ve yağmurlu iklimiyle tanınır.
    • Minneapolis (MN): Sağlık ve eğitimde iddialı, genelde sakin ama kışları çok soğuk.
    • Charlotte (NC): ABD’nin önemli finans merkezlerinden, ılıman iklim ve hızla büyüyen ekonomi.
    • Houston (TX): Enerji ve sağlıkta lider, çok çeşitli etnik topluluklara ev sahipliği yapıyor.
    • Tampa (FL): Sıcak sahilleri, turizm ve finansın kesiştiği bir liman kenti.

    Türk Vatandaşları için ABD’de Yaşam Deneyimi

    • Kültürel Yakınlık: New York, Chicago, Los Angeles ve Houston gibi büyük şehirlerde Türk toplulukları, marketleri ve restoranları bulmak daha kolay. Küçük şehirlerde bu olanaklar sınırlı olsa da çevrimiçi alışveriş imdadınıza yetişebiliyor.
    • Göçmenlik Zorlukları: Doğru vizeyi (H-1B, F-1, E-2 vb.) seçmek, belgeleri hazırlamak ve bekleme sürelerini yönetmek sabır istiyor. Yeşil kart için de benzer şekilde dikkat ve zaman yönetimi gerekiyor.
    • Dil ve Sosyal Hayat: İngilizce bilgisi, sadece iş bulmak için değil, sosyal çevre edinmek için de önemli. Gönüllü etkinliklere veya Türk topluluklarının düzenlediği festivallere katılmak, ülkeye adaptasyonu hızlandırıyor.
    • Hukuki ve Finansal Mevzu: ABD’de banka hesabı açmak ve kredi puanı oluşturmak uzun vadede size ev veya araba kredisi gibi kapılar açar. Vergi sistemi eyaletten eyalete değişebildiği için, yaşamak istediğiniz bölgenin vergi yükünü hesaba katın.

    Son Söz

    Bu 25 şehrin her biri, farklı ihtiyaçlar ve zevkler için biçilmiş kaftan. Kimi dağ havasıyla iyi gelir, kimi okyanus kıyısında huzur buldurur, kimi de gökdelenleriyle kariyer fırsatları sunar.

    En iyi” tanımı bu yüzden görecelidir; bir aile için güvenlik ve sakinlik ön plandayken, genç bir profesyonel için teknoloji sektörü ve yüksek maaş daha çekici olabiliyor.

    Unutmayın, aylık giderlerin sadece kirayla sınırlı değil; ulaşım, sağlık sigortası, vergi, market alışverişi gibi kalemler de ciddi bütçe ister. Hangi şehir ruhunuza uygun geliyorsa, ilk etapta “araştırma gezisi” yapmanız, yerel insanlarla sohbet etmen ve hatta çevrimiçi topluluklara göz atmanız faydalı olur. Umarım bu rehber, ABD’de yaşam maceranıza başlarken yol gösterici olur.

    Yazan: Av. Ergül Çeliksoy

  • Green Card Sahibi Olmak: Avantajları Nelerdir?

    Green Card Sahibi Olmak: Avantajları Nelerdir?

    Green Card sahibi olmak, ABD’de kalıcı oturum ve çalışma hakkına sahip olmak anlamına geliyor. Bu karta sahip olanlar, ABD’de süresiz yaşama ve istediği işte çalışmak gibi haklara sahip olabiliyor. Ayrıca belirli bir süre sonunda ABD vatandaşlığına başvurmak da mümkün hale gelir.

    ABD’de yaşamak, çalışmak hatta uzun vadede vatandaş da olmak isteyenler için Green Card (Daimi Oturum İzni Kartı) çok önemli bir ilk adımdır. Peki Green Card tam olarak nedir, ne gibi avantajlar sağlar? Bu yazımızda Green Card’ın temel amaçlarından başlayarak sağladığı haklara kadar merak edilen pek çok detayı ele alıyoruz.

    Green Card’ın Temel Amacı

    Green Card, USCIS (ABD Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri) tarafından verilen süresiz oturum ve çalışma izni sağlayan resmi bir belgedir.

    • ABD toplumuna entegre olmayı amaçlar.
    • Kişinin sosyal, ekonomik ve kültürel hayata tam anlamıyla katılmasını destekliyor.
    • Öğrenci veya çalışma vizeleri gibi geçici statülerden kalıcı statüye geçiş imkanı sağlıyor.

    ABD Vatandaşlığı ve Green Card Arasındaki Fark

    Green Card sahibi olmak ABD vatandaşı olmakla aynı anlama gelmiyor. Ancak pek çok hak ortak olsa bile farklı olan yönler bulunuyor:

    • Oy Kullanma Hakkı: Sadece ABD vatandaşlarına aittir. Bu nedenle Green Card sahipleri oy kullanamaz.
    • ABD Pasaportu: Yine bu pasaport da vatandaşların hakkıdır.
    • Yurt Dışında Kalış Süresi: ABD vatandaşları istedikleri kadar ABD dışında kalabilir hatta yaşayabilir. Ancak Green Card sahipleri uzun süre (6 ayı aşan) ABD dışında kalması risklidir.
    • Vergi Yükümlülükleri: Hem Green Card sahipleri hem de ABD vatandaşları, ABD’deki gelirleri için vergi beyan etmek zorundadır.
    • Vatandaşlık Başvurusu: Green Card genelde 5 yılın sonunda vatandaşlık başvurusuna imkan tanıyor.

    Green Card’ın Temel Hakları

    Green Card sahibi olmak sizlere bazı hakları sağlıyor. Gelin bu hakları detaylıca inceleyelim.

    İkamet ve Çalışma

    • ABD’nin herhangi bir eyaletinde özgürce yaşama hakkı sunar.
    • Kısıtlama olmadan her sektörde çalışma veya iş kurma imkanınız da bulunur.
    • Aile bireyleriyle aynı şehirde yaşamak, iş değiştirmek veya eyalet değişmek konularında özgürlük sağlıyor.

    Eğitim

    • Devlet okullarında ücretsiz eğitim.
    • Devlet üniversitelerinde yerel öğrenci statüsünde okuma hakkı. Bu sayede daha düşük harç ücretleri ödeyebiliyorsunuz.
    • Federal eğitim kredileri ve burslarına da başvurma imkanınız oluyor.

    Sosyal ve Sağlık

    • Uzun süre çalışan ve vergi ödeyen Green Card sahipleri emeklilik maaşı gibi sosyal güvenlik avantajlarından yararlanabiliyor.
    • Koşullara göre Medicare (65+ veya belirli engelilik durumlarında) ve Medicaid (düşük gelir grubu için) hakları elde edilebiliyor.
    • Sosyal Güvenlik Numarası (SSN) alarak resmi işlemleri kolaylaştırabiliyorsunuz.

    Aile Üyeleri için Avantajları

    1. Aile Birleşimi: Eşiniz ve 21 yaş altı evlenmemiş çocuklarınız da Green Card başvurusunda bulunabiliyor.
    2. Eğitim ve Çalışma: Aile üyeleri de ABD’deki eğitim kurumlarından ve iş imkânlarından yararlanabiliyor.
    3. Topluma Entegrasyon: Ailece ABD’ye yerleşmek, hem uyum sürecini hızlandırır hem de çocuklar için uzun vadeli bir gelecek planlaması yapmayı kolaylaştırır.

    Vatandaşlık Yolunda Green Card

    Green Card, ABD vatandaşlığına geçişte kritik bir adımdır.

    • Genelde 5 yıl boyunca Green Card sahibi olmanız ve bu sürenin yarısını fiilen Amerika’da geçirmeniz gerekiyor.
    • Bir ABD vatandaşı ile evliyseniz bu süre 3 yıla inebiliyor.
    • Vatandaşlık testi ( İngilizce dil becerisi ve ABD tarihi) ile mülakata girerek N-400 başvurusu tamamlanıyor.

    Vatandaş olduktan sonra oy kullanmak, ABD pasaportuna sahip olmak gibi ek haklarınızı da elde edebilirsiniz.

    Sık Sorulan Sorular

    Green Card’ın süresi dolunca ne yapmalıyım?

    Green Card tipik olarak 10 yıllık veriliyor. Süre dolmadan yaklaşık 6 ay önce I-90 formu ile yenileme başvurusu yapmalısınız.

    ABD dışında ne kadar kalabilirim?

    6 aydan uzun yurtdışı kalışlar, daimi ikamet niyetinizi zayıflatır. 1 yıldan uzun kalacaksanız “Reentry Permit” almanız tavsiye ediliyor.

    Green Card sahibiyken vergi ödemek zorunda mıyım?

    Evet. ABD, dünya çapındaki geliriniz için vergi beyanı ister. Çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalar mevcut olsa da mutlaka vergi beyannamesi veriliyor.

    Green Card ile ailem de hak kazanır mı?

    Eşiniz ve 21 yaş altındaki bekar çocuklarınız, aile birleşimi kapsamında Green Card başvurusu yapabiliyor.

    ABD vatandaşlığına nasıl geçerim?

    Çoğu durumda 5 yıl (ABD vatandaşı ile evliyseniz 3 yıl) Green Card sahibi olduktan sonra vatandaşlık için başvurabilirsiniz.

    Green Card, ABD’de süresiz oturum ve çalışma hakkı sağlayan, aynı zamanda aile birleşimi, sosyal haklar ve vatandaşlık yolunu açan çok önemli bir belge. Elbette belirli yükümlülükler (vergi, ikamet) ve prosedürler var. Ancak bu karta sahip olmak, hem ekonomik hem de kişisel açıdan büyük fırsatlar sunuyor. Eğer Green Card başvurusu yapmayı düşünüyorsanız, güncel mevzuat ve evrak hazırlıkları konusunda bir göçmenlik avukatından veya danışmandan destek almak süreci kolaylaştırır.

    Daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa ya da profesyonel destek almak istiyorsanız, bizimle iletişime geçin size rehberlik etmekten memnuniyet duyarız!

    Yazan: Av. Asım Kılınç

  • ABD’de İş Yeri Satın Alma Rehberi

    ABD’de İş Yeri Satın Alma Rehberi

    Bu rehber, Türk vatandaşlarının ABD’de iş yeri satın alma sürecini adım adım anlamasına ve doğru kararlar almasına yardımcı olmayı amaçlıyor. ABD’de bir iş yeri satın almak, sadece bir ticari girişim değil; aynı zamanda geleceğinizi şekillendirebilecek, fırsatlarla dolu bir yatırım olabilir. Ancak bu süreci doğru şekilde yönetmek için bilgi sahibi olmanız şart. Gelin, öncelikle ABD’de iş yeri satın almanın avantajlarını ve Türk vatandaşları için önemini birlikte inceleyelim.

    ABD’de İş Yeri Satın Almanın Avantajları ve Fırsatları

    ABD, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Bu büyüklük, iş dünyasında benzersiz fırsatlar sunuyor. İş yeri satın alarak bu dinamik ve geniş pazarın bir parçası olabilir, kazançlı bir girişimle geleceğinizi güvence altına alabilirsiniz. İşte ABD’de iş yeri satın almanın sunduğu bazı önemli avantajlar:

    • Büyük ve Çeşitli Bir Pazar: ABD, hem yerel tüketiciler hem de uluslararası müşteriler için geniş bir pazar sunar. Eğer bir iş yeri satın alırsanız, bu büyük müşteri kitlesine erişim sağlayabilirsiniz. Restoran, teknoloji, perakende gibi sektörlerde hemen işe koyulmak mümkün.
    • Kendi İşinizi Yönetme Fırsatı: ABD’de bir iş yeri satın alarak bağımsız bir işletme sahibi olabilirsiniz. Kendi işinizin patronu olmak, hem gelir potansiyelinizi artırır hem de iş yönetimi üzerinde tam kontrol sahibi olmanızı sağlar.
    • Vize ve Oturum Avantajları: ABD’de iş yeri satın almak, özellikle yatırımcı vizeleri (E-2 gibi) aracılığıyla ülkede yasal olarak yaşamanıza ve çalışmanıza olanak sağlayabilir. Bu, özellikle uzun vadeli bir göçmenlik planınız varsa büyük bir avantajdır.
    • Ekonomik İstikrar ve Yatırım Güvencesi: ABD, yatırımcılar için güvenilir bir yasal ve ekonomik altyapıya sahiptir. İş yeri satın aldığınızda, sermayenizi istikrarlı bir ekonomide değerlendirmiş olursunuz.
    • Vergi Avantajları: ABD’de işletmeler için çeşitli vergisel teşvikler ve avantajlar sunulur. Doğru bir planlama ile işletmenizin kârlılığını artırabilirsiniz.

    Bu fırsatlar, ABD’de iş yeri satın almayı cazip bir seçenek haline getiriyor. Ancak doğru kararlar almak için hazırlıklı olmak gerekiyor.

    Türk Vatandaşları için İş Yeri Satın Almanın Hukuki ve Ekonomik Önemi

    Türk vatandaşları için ABD’de iş yeri satın almanın birden fazla önemi vardır. Bu önemler, hem kişisel hem de profesyonel hedeflerinize bağlı olarak değişiklik gösterebilir. İşte konunun detayları:

    • Küresel Bir İşletme Sahibi Olma Şansı: Türkiye’de bir işletme sahibiyseniz veya yeni bir işe başlamak istiyorsanız, ABD’de bir iş yeri satın almak sizi uluslararası bir girişimci yapabilir. Küresel bir iş sahibi olmak, yalnızca prestij kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda gelir çeşitliliği sağlar.
    • Göçmenlik Süreçlerine Katkı: ABD’de iş yeri satın almak, göçmenlik sürecinizi kolaylaştırabilir. E-2 yatırımcı vizesi veya EB-5 yatırımcı programı gibi yollarla ABD’de oturum ve çalışma izni alabilirsiniz. Bu, hem size hem de ailenize uzun vadeli bir yaşam fırsatı sunabilir.
    • Ekonomik Fırsatlar ve Yatırım Getirisi: ABD’deki işletmeler genellikle geniş müşteri tabanları ve yüksek kâr potansiyelleri ile dikkat çeker. Doğru bir iş yeri satın aldığınızda, bu ekonomik fırsatlardan faydalanabilirsiniz. Ayrıca, ABD’deki işletmeler genellikle değer kazanır, bu da uzun vadede sermaye kazancı sağlar.
    • Hukuki Güvenceler: ABD, hukuki altyapısıyla yatırımcıları koruma konusunda oldukça başarılıdır. İş yeri satın alırken doğru sözleşmeler ve anlaşmalar yapıldığında, yatırımlarınız güvence altına alınır.

    İş Yeri Satın Alma Öncesi Hazırlık Süreci

    ABD’de iş yeri satın almak büyük bir yatırım kararıdır. Bu kararı vermeden önce doğru bir hazırlık süreci geçirmeniz gerekir. Bu süreçte, neden iş yeri satın almak istediğinizi netleştirmeli, finansal durumunuzu gerçekçi bir şekilde değerlendirmeli ve ABD’deki pazar dinamiklerini anlamalısınız. Bu bölümde, adım adım hazırlık sürecine dair detaylara değinelim.

    1. ABD’de İş Yeri Satın Alma Amaçları

    İş yeri satın alma nedeniniz, yatırım sürecinizi şekillendirir:

    • Yatırım Amaçlı: Değer kazanan sektörlere odaklanarak mülk sahibi olarak gelir elde edebilirsiniz.
    • İşletme Amaçlı: Aktif işletmecilik yapmayı planlıyorsanız, operasyonel ihtiyaçlara ve rekabete dikkat etmelisiniz.
    • Vize veya Green Card İçin: E-2 veya EB-5 gibi vize programlarına uygun bir yatırım yapmalısınız.

    Öneri: Hangi sektörde yatırım yapmak istediğinizi ve uzun vadeli hedeflerinizi belirleyerek planlama yapın.

    2. Finansal Durumunuzu Değerlendirme

    İş Yeri Fiyatları:

    • Küçük işletmeler: $50.000 – $100.000
    • Restoranlar: $150.000’den milyon dolarlara kadar çıkabilir.
    • Büyük ticari mülkler ve teknoloji girişimleri daha yüksek bütçe gerektirir.

    Sermaye Planlaması:

    • Türkiye’den ABD’ye döviz transferi yaparken yasal düzenlemelere dikkat edin.
    • ABD’de banka hesabı açarak işlemlerinizi kolaylaştırın.

    Kredi Olanakları:

    • Kredi geçmişiniz yoksa, bireysel kredi veya kredi kartları ile puan oluşturabilirsiniz.
    • Küçük işletme kredileri için SBA (Small Business Administration) desteklerinden faydalanabilirsiniz.

    3. Pazar ve Lokasyon Araştırması

    Popüler Şehirler ve Sektörler:

    • New York, Los Angeles: Yüksek gelir potansiyeli, ancak yüksek işletme maliyetleri.
    • Texas (Houston, Austin): Teknoloji ve enerji sektörleri için avantajlı.
    • Florida: Turizm ve konaklama sektörü için uygun.

    Hedef Kitle Analizi:

    • Bölgedeki nüfus yoğunluğu ve gelir seviyesi işletme başarınızı etkiler.
    • Rakip analizleri yaparak pazardaki konumunuzu belirleyin.

    Hukuki ve Vergisel Yükümlülükler

    ABD’de iş yeri satın almak, yasal düzenlemelere uyumu gerektirir:

    • İş lisansları ve ruhsatlar eyalet bazında değişir.
    • Vergi yükümlülükleri ve iş modeli seçimi için bir muhasebeci veya hukuk danışmanı ile çalışın.

    1. Hukuki Yükümlülükler

    ABD’de iş yeri satın almak, yalnızca sözleşme imzalamaktan ibaret değildir. Hatalar ciddi maddi ve yasal sorunlara yol açabilir.

    • İş Yeri Satın Alma vs. Kira Sözleşmesi
    1. İş Yeri Satın Alma: Mülk veya işletme sahipliği sağlar. Tapu veya işletme devri gerektirir.
    2. Kira Sözleşmesi: Sadece kullanım hakkı verir, mülkiyet devri olmaz.
    • Avukatın Rolü

    ABD’de yasal süreçler karmaşıktır. Bir avukat, sözleşme hazırlığı, lisans ve borç kontrolleri, mülkiyet transferi gibi konularda yardımcı olabilir.

    • Due Diligence (Hukuki ve Finansal Kontrol)
    1. Finansal İnceleme: Gelir-gider, vergi ve borç durumu analizi.
    2. Hukuki İnceleme: Mülkiyet hakları, sözleşmeler ve yükümlülükler kontrolü.
    3. Operasyonel İnceleme: Ekipman, envanter ve müşteri sözleşmelerinin gözden geçirilmesi.
    • İşletme Türü ve Şirket Yapısı

    İş yeri satın aldıktan sonra işletme türü belirlenmelidir:

    1. LLC: Sınırlı sorumluluk, esnek vergi yapısı, küçük işletmeler için ideal.
    2. C-Corp: Büyük işletmeler için uygun, çifte vergilendirme olabilmektedir.
    3. S-Corp: Küçük işletmeler için avantajlı, çifte vergilendirmeyi önler.

    Seçim yaparken büyüklük, sektör, vergi yükümlülükleri ve ortaklık yapısı göz önünde bulundurulmalıdır.

    Vergisel Yükümlülükler

    İşletme devralmadan önce geçmiş vergi borçları incelenmelidir. Temel vergiler:

    Satış Vergisi: Eyalete göre değişen oranlarda alınır.

    Emlak Vergisi: Satın alınan mülk için yıllık olarak ödenmelidir.

    Gelir Vergisi: İşletme gelirine göre federal ve eyalet vergileri uygulanır.

    • EIN (İşveren Kimlik Numarası) Alma

    İşletmenin IRS’ye kaydı için EIN alınmalıdır. Bu numara, maaş vergilendirme, banka hesabı açma ve vergi beyannameleri için gereklidir.

    Hukuki ve vergisel yükümlülüklere dikkat edilerek süreç yönetildiğinde, iş yeri satın alma süreci daha güvenli ve sorunsuz hale gelir.

    İş Yeri Seçimi ve Değerleme Süreci

    ABD’de iş yeri satın alırken lokasyon, finansal durum ve gelecekteki fırsatlar göz önünde bulundurulmalıdır.

    İş Yeri Değerleme Yöntemleri

    İş yerinin adil piyasa değerini belirlemek için:

    • Benzer İş Yerleriyle Karşılaştırma: Aynı sektördeki satış fiyatlarını inceleme.
    • Gelir Temelli Değerleme: Mevcut ve gelecekteki gelir potansiyeline göre hesaplama.
    • Net Gelir Analizi: Aylık/yıllık kârlılığı inceleme.
    • Müşteri Portföyü: Sadık müşteri kitlesini değerlendirme.
    • Geçmiş Finansal Raporlar: 3-5 yıllık finansal kayıtları analiz etme.

    📌 Tavsiye: Bağımsız bir finansal danışman veya değerleme uzmanıyla çalışın.

    İş Yeri Alımında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

    • Lokasyon: Ekonomik canlılık, rekabet durumu, ulaşım olanakları.
    • İşletme İzinleri: Ticari lisanslar, sağlık/güvenlik sertifikaları, alkol ruhsatları.
    • Fiziksel Durum: Bina altyapısı, ekipmanların durumu.

    Profesyonel Yardım Alma

    • Emlakçı/Danışman: Piyasa analizi, pazarlık yönetimi.
    • Avukat: Sözleşme hazırlığı, hukuki risk analizi.
    • Muhasebeci: Finansal rapor inceleme, vergi değerlendirmesi.

    📌 Tavsiye: İş yeri alırken profesyonellerle çalışarak riskleri minimize edin.

    İş Yeri Satın Alma İşlemleri

    Satın alma süreci dikkatli planlanmalı, hukuki ve finansal işlemler titizlikle yürütülmelidir.

    Satın Alma Sürecinin Adımları

    • Müzakere: Satıcının iş yerini neden sattığını öğrenin, finansal durumu detaylıca inceleyin.
    • Teklif ve Sözleşme: Satın alma fiyatı, ödeme koşulları ve devir şartlarını içeren bir teklif sunun.

    Vize ve Göçmenlik Süreçleri

    ABD’de iş yeri satın almak, yatırımcı vizeleri aracılığıyla oturum izni ve vatandaşlık sürecinize katkı sağlar.

    İş Yeri Satın Almanın Vizeye Etkisi (E-2 Vizesi)

    ABD’de kayda değer bir yatırım yaparak (genellikle 100.000 $ ve üzeri) E-2 vizesine başvurabilirsiniz. İşletme aktif olmalı ve Amerikalı çalışanlara istihdam sağlamalıdır.

    Avantajları:

    • ABD’de yaşama ve çalışma hakkı
    • Aile üyelerinin ABD’ye yerleşebilmesi
    • Yatırım sürdüğü sürece yenilenebilir olması

    E-2 vizesi kalıcı oturum izni sağlamaz ancak yatırımınızı büyüterek veya başka göçmenlik programlarına geçiş yaparak Green Card alabilirsiniz.

    İş Yeri Satın Alma ve Green Card Süreci (EB-5 Yatırımcı Programı)

    ABD’de en az 800.000 $ (bölgeye göre değişir) yatırım yaparak ve en az 10 Amerikalı çalışan istihdam ederek Green Card alabilirsiniz.

    Avantajları:

    • Kalıcı oturum ve çalışma hakkı
    • Eş ve çocuklara Green Card sağlama fırsatı

    Diğer Göçmen Vizeleri: EB-2

    İleri derecede akademik yeterliliğe veya üstün yeteneğe sahipseniz ve işletmeniz ABD’ye önemli katkılar sağlıyorsa EB-2 vizesine başvurabilirsiniz.

    ABD’de iş yeri satın almak, hem ticari kazanç hem de göçmenlik fırsatları sunar. E-2 vizesi kısa vadeli bir çözümken, EB-5 Green Card fırsatı sunar. Profesyonel danışmanlık alarak süreci en iyi şekilde yönetebilirsiniz.

    ABD’de İş Yerini Yönetmek

    ABD’de iş yeri satın aldıktan sonra başarılı bir yönetim için yasal izinleri almak, çalışan ilişkilerini doğru yönetmek ve finansal süreçleri kontrol altında tutmak gerekir.

    İşletme İzinleri ve Lisanslar

    İşletmeler federal, eyalet ve yerel düzeyde lisanslara sahip olmalıdır:

    • Federal Lisanslar: Gıda (FDA), taşımacılık (DOT), alkol/tütün (TTB) gibi sektörlerde gereklidir.
    • Eyalet Lisansları: İşletme türüne göre ticari faaliyet, sağlık ve mesleki sertifikalar alınmalıdır.
    • Yerel İzinler: İşletme yeri uygunluk raporu, tabela izinleri ve çevre düzenlemeleri gerekir.

    📌 Öneri: Lisans süreçlerinde avukat veya danışmandan destek alın.

    Çalışan Yönetimi

    • İşe Alım: İş sözleşmesi hazırlayın, kimlik doğrulaması için Form I-9 doldurun.
    • Çalışma Yasaları: Asgari ücret, fazla mesai ödemeleri ve iş güvenliği (OSHA) standartlarına uyun.
    • Ayrımcılık ve Taciz Önleme: İş yerinde eşitlikçi bir politika oluşturun.

    📌 Öneri: HR danışmanlığı alarak uyumluluk süreçlerini yönetin.

    İşletme Giderlerinin Yönetimi

    • Başlıca Giderler: Kira, faturalar, çalışan maaşları, stok ve pazarlama harcamaları.
    • Vergi Teşvikleri: Eyalet destekleri, Ar-Ge kredileri, enerji verimliliği teşviklerinden yararlanın.

    📌 Öneri: Finansal kayıtları düzenli tutmak için muhasebeciyle çalışın.

    Doğru planlama ve profesyonel destekle ABD’de iş yerinizi sürdürülebilir ve yasalara uygun şekilde yönetebilirsiniz.

    Yazan: Av. Ergül Çeliksoy

  • ABD Eğitim Sistemi: Detaylı İnceleme Kılavuzu

    ABD Eğitim Sistemi: Detaylı İnceleme Kılavuzu

    ABD eğitim sistemi hem yerli hem de uluslararası öğrenciler için sunduğu geniş ve çeşitli eğitim olanakları ile dikkat çeken bir ülkedir. Bu sebeple de Türk öğrenciler de ABD’de eğitim alma hayali kuruyor. Biz de bu yazımızı sizler için oluşturduk. ABD eğitim sistemini detaylıca inceliyoruz.

    Bu incelememizde eğitim yapısının derinlerine iniyoruz. Aynı zamanda Türkiye’deki eğitimden farklılıklarını da daha iyi kavramanızı sağlıyoruz. Hadi gelin incelememize başlayalım.

    İstatistikler ile ABD Eğitim Sistemi

    ABD’de milyonlarca öğrenci K-12 sistemi (anaokulundan 12.sınıfa kadar) içinde eğitim görüyor. Bu devasa sayı Amerikan eğitim sisteminin sadece yerel öğrenciler ile sınırlı kalmadığını gösteriyor. Aynı zamanda üniversite ve yüksek lisans programlarına olan ilgi de her geçen yıl artış gösteriyor.

    ABD Eğitim Sisteminin Önemi

    ABD eğitim sistemi yenilikçi uygulamaları ve küresel etkileriyle ön plana çıkıyor.

    • Prestijli Üniversiteler: Harvard, MIT, Stanford gibi okulları dünya çapında bir üne sahiptir.
    • STEM Eğitimi: Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarında erken yaşlardan itibaren verilen eğitim, öğrencilerin problem çözme ve analitik düşünme becerilerini geliştirir.
    • Esneklik: ABD’de öğrenciler, kendi ilgi alanlarına göre ders seçimi yapabiliyorlar. Bu sayede kariyer planlamalarında büyük avantaja sahip olabiliyorlar.

    Amerika Eğitim Sisteminin Genel Yapısı

    Öncelikle ABD eğitim sisteminin temelinden ve yukarıda bahsettiğimiz K-12 sisteminin detayları ile incelememize başlayalım.

    K-12 Nedir?

    K-12 sistemi, Amerika’da anaokulundan 12.sınıfa kadar devam eden temel eğitim sürecidir. Bu sistemin temel özelliklerinden biri devlet okullarında eğitim almanın genellikle ücretsiz olmasıdır.

    Eğitim Seviyeleri

    • İlköğretim (Elementary School / K-5):
      • Temel dersler (matematik, fen bilgisi vb.) veriliyor.
      • Sosyal beceriler ve yaratıcılık özellikle destekleniyor.
    • Ortaöğretim (Middle School / 6-8):
      • Dersler daha detaylı hale gelir; sanat, yabancı dil ve teknoloji gibi alanlar ekleniyor.
      • Aynı zamanda öğrenciler daha fazla sorumluluk almaya başlar.
    • Lise (High School / 9-12):
      • Üniversiteye hazırlık sürecidir.
      • Öğrenciler seçmeli derslerle kendi ilgi alanlarını belirler ve ileri düzey dersler alabilirler.

    ABD’de eğitim genellikle 5-6 yaşında başlar ve 16-18 yaşına kadar devam eder. Her eyaletin uygulamaları farklılık gösterebilse de tüm çocuklara eşit fırsat sunar.

    Eyaletlere Göre Farklılıklar

    Amerika’da eğitim, merkezi bir yapı yerine eyaletlerin belirlediği politikalarla yürütülüyor.

    • Eyalet Bazlı Politikalar: Her eyalet kendi müfredatını ve ders içeriğini belirleyebiliyor. Örneğin, Massachusetts’te standartlar daha sıkı iken, Texas’ta esneklik daha fazla olabiliyor.
    • Coğrafi ve İklimsel Faktörler: İklim koşulları okul takvimlerini etkileyebilir. Mesela kuzey eyaletlerinde kışın okullar tatil edilip, eğitim aksayabilir.
    • Şehir ve Kırsal Farkı: Şehir okulları genellikle daha fazla kaynak ve teknolojik imkan sunabilir.

    Uluslararası Öğrenciler

    ABD eğitim sistemi içerisinde yer almak isteyen öğrencilerin süreçleri yerel öğrencilere göre farklılıklar gösterebiliyor.

    Okul Kayıt İşlemleri

    • Adres Kanıtı: Kira sözleşmeleri, elektrik faturası gibi belgelerle desteklenebilir.
    • Aşı Kayıtları: Okula giriş için gerekli aşıların belgelendirilmesi.
    • Doğum Belgesi: Öğrencinin yaşı ve kimliğini doğrulamak için gerekir.

    Vize Türleri ve Gereklilikleri

    • F-1 Öğrenci Vizesi: Tam zamanlı eğitim için veriliyor.
      • Gereken Belgeler: I-20 Formu, DS-160 Formu ve vize mülakatına girilmesi.
    • J-1 Değişim Programı Vizesi: Kısa süreli değişim programları için uygundur.

    Amerika’da Okul Takvimi ve Tatiller

    Amerika’da eğitim sistemi genellikle Ağustos veya Eylül arasında başlar. Mayıs veya Haziran ayında da sona erer. Yani yaz tatili de yaklaşık olarak 2-3 aydır.

    Türkiye’de olduğu gibi Amerika’da da dönemler bulunuyor. Birinci dönem yani Fall Semester: Eylül’den Aralık’a kadar sürüyor. İkinci dönem yani Spring Semester ise Ocak’dan Mayıs’a kadar devam eder.

    Yarıyıl tatilleri ise öğrencilerin dinlenmesi için dönem içinde planlanıyor. Yalnızca yarıyıl tatilleri ile de sınırlı kalmaz. Türkiye’de olduğu gibi Amerika’nın da ulusal tatilleri bulunuyor.

    Örneğin: Labor Day, Memorial Day, Thanksgiving, Bağımsızlık Günü gibi tatiller de okul takviminde yer alıyor.

    Müfredat ve Eğitim Standartları

    Amerika’daki eğitim sistemi yerel okul bölgesi ve eyalet bazında geniş bir çeşitlilik sunuyor. Bu standartlar öğrencilerin belirli bir eğitim seviyesine ulaşmasını sağlamak amacıyla oluşturuluyor.

    Common Core Standards (Ortak Çekirdek Standartları)

    2010 yılında ABD’de eğitimde daha tutarlı ve eşit bir müfredat oluşturma amacıyla geliştirilmiş bir eğitim modelidir. Common Core, öğrencilerin belirli yaşlarda ne öğrenmeleri gerektiğine göre net hedefler koyar.

    Common Core tüm ülke çapında uygulanmıyor olsa da birçok eyalet bu standartları kabul etmiş durumdadır. Aynı zamanda bu standart, öğrencilerin üniversiteye hazırlıklarını ve iş hayatına adapte olmalarını kolaylaştıracak beceriler kazanmalarını da hedefler.

    STEM Programları

    Günümüzde ABD eğitim sisteminde STEM büyük önem taşıyor. STEM eğitimine yönelik yaklaşım öğrencileri, problem çözme, yaratıcı düşünme ve yenilikçi fikir üretme konusunda destekliyor.

    Başarı Ölçütleri ve Sınavlar

    Amerika’daki eğitim sisteminde öğrencilerin akademik başarıları ve üniversiteye giriş için belirlenen kriterler büyük ölçüde standart sınavlar üzerinden değerlendiriliyor.

    SAT ve ACT Sınavları

    • SAT: Genellikle üniversite başvurularında kullanılan en yaygın sınavdır. Bu sınav; okuma ve dil ile Matematik olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor.
    • ACT: SAT’ye benzer şekilde öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için kullanılan bir üniversiteye giriş sınavıdır. ACT’nin farklılığı ise bilimsel düşünmeyi ölçmesidir.

    Üniversiteye Giriş Kriterleri

    • GPA (Not Ortalaması): Öğrencilerin tüm lise boyunca aldığı derslerden elde ettiği notların ortalamasıdır.
    • Essays (Kişisel Mektuplar): Kişisel başvuru mektubu üniversiteler için öğrencinin kişiliğini ve değerlerini anlamada önemli bir araçtır.

    Burs ve Eğitime Destek Yardımları

    ABD’deki üniversiteler ve okullar öğrencilere eğitim masraflarını karşılayabilmeleri için çeşitli burs olanakları sunar. Gelelim birbirinden çeşitli sunulan burslara:

    FAFSA (Free Application for Federal Student Aid)

    ABD’deki öğrencilerin, federal yardım alması için verilen bir burstur. FAFSA’nın başvuru süreci oldukça basittir. Ancak dikkat etmeniz gereken yönleri şu şekildedir:

    • Gelir Beyanı: Öğrenci ve ailesinin gelir durumunu gösteren verileri içerir.
    • Yasal Belgeler: Vergi beyannameleri, banka hesap bilgileri ve diğer finansal belgeleri içerir.

    Diğer Burslar ve Yardımlar

    ABD’deki uluslararası öğrenciler, başvurdukları okullara göre çeşitli burslar alabiliyorlar. Bu burslar, okullara göre değişiklik göstermekle birlikte öğrencilerin ihtiyaç ve başarısına göre değişiklik gösterir.

    ABD eğitim sistemi, öğrencilerin geleceğine sağlam bir temel oluşturmak için geniş olanaklar sunuyor. Hem akademik başarı hem de kişisel gelişim için tasarlanmış bu sistemde her farklılık detaylıca değerlendirilmelidir. Eğer Amerika’da eğitim almayı hedefliyorsanız süreçte size destek olabilmemiz için bize her zaman web sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.

    Yazan: Av. Asım Kılınç

  • Amerika’da Yatırım Yapmanın Yolları ve Fırsatları

    Amerika’da Yatırım Yapmanın Yolları ve Fırsatları

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yatırımcılar için dünya çapında büyük fırsatlar sunan bir pazar olarak dikkat çekiyor. Gelişmiş altyapısı, güçlü ekonomisi ve geniş tüketici kitlesiyle ABD, hem yerel hem de global yatırımcılar için cazip bir merkez haline gelmiştir. Bu blogda Amerika’da yatırım yapmanın sunduğu avantajları, yatırım fırsatlarını ve bu süreçte karşılaşılabilecek hukuki gereklilikleri keşfedeceğiz.

    Amerika’da Yatırım Yapmanın Temel Avantajları

    Amerika Birleşik Devletleri, yatırımcılar için sunduğu avantajlarla dünya çapında bir çekim merkezi olmaya devam ediyor. İster bireysel bir yatırımcı olun ister büyük bir şirketin temsilcisi, ABD’nin sunduğu fırsatlar ve kaynaklar, yatırımınızı güvenle yapabileceğiniz bir ortam sağlar. Şimdi, bu avantajları detaylı bir şekilde inceleyelim.

    Amerika’da yatırım yapmanın birçok avantajı bulunmaktadır. Hem büyüklük hem de çeşitlilik açısından sunduğu fırsatlar yatırımcılar için cazip bir ortam yaratmaktadır. Öne çıkan avantajlardan bazıları şunlardır:

    1. Amerika’nın Ekonomik Büyüklüğü

    Amerika, dünyanın en büyük ekonomisi olarak sunduğu fırsatlar sayesinde yatırımcılar için geniş bir pazar sunar. 330 milyonu aşan nüfusuyla, farklı gelir seviyelerine sahip geniş bir tüketici kitlesine ulaşmak mümkündür. Bunun yanı sıra, ABD ekonomisi düzenli bir büyüme gösterdiği için uzun vadeli yatırım güvenliği sağlar.

    2. Çeşitlendirilmiş Pazarlar ve Sektörler

    ABD, teknoloji, sağlık, gayrimenkul ve eğitim gibi pek çok sektörde büyüme potansiyeli sunar. Özellikle teknoloji sektörü, Silikon Vadisi ve diğer inovatif merkezlerle dikkat çekerken, sağlık sektörü de yaşlanan nüfusun etkisiyle büyümektedir. Ayrıca, gayrimenkul ve e-ticaret gibi diğer sektörler de önemli fırsatlar sağlar.

    3. Global İş Birliği Fırsatları

    Amerika’da, global markalarla işbirliği yapmak için birçok fırsat mevcuttur. Walmart, Coca-Cola, Tesla gibi büyük şirketlerle ortaklıklar kurarak işinizi uluslararası boyuta taşıyabilirsiniz. Ayrıca, franchise fırsatları ve start-up ekosistemi, yatırımcılar için cazip seçenekler sunar.

    4. Yatırımcı Teşvikleri

    Amerika’da yatırım yaparken birçok vergi avantajı ve teşvikten yararlanır. Örneğin, Texas, Florida ve Nevada gibi eyaletler, kurumlar vergisi uygulamayan yerlerdir. Ayrıca, araştırma ve geliştirme (AR-GE) vergi kredileri, belirli ekonomik bölgelerde yapılan yatırımlar için sunulan vergi indirimleri, yatırımcılar için mali avantajlar sağlar.

    5. EB-5 Yatırımcı Vizesi

    EB-5 programı, yatırımcıların belirli bir miktarda yatırım yaparak ABD’de iş kurmasını ve Green Card almasını sağlar. Bu, yalnızca yatırımcıyı değil, aynı zamanda ailesini de kapsar ve Amerika’da yaşam, çalışma ve eğitim hakkı sunar.

    6. Yerel Destek ve Hibe Programları

    Amerika, girişimciler ve küçük işletmeler için çeşitli destek ve hibe programları sunmaktadır. Küçük İşletme İdaresi (SBA) gibi kurumlar, düşük faizli krediler sağlar. Ayrıca, eyalet bazında farklı sektörlerde sunulan teşvikler, yeni iş kuranlar için önemlidir.

    7. Franchise Yatırımları

    Franchise, ABD’de oldukça yaygın bir iş modelidir. McDonald’s ve Starbucks gibi markalarla yapılan anlaşmalar, yatırımcıya güvenli bir iş modeli sunarak hızlı bir şekilde kazanç elde etme fırsatı sağlar.

    8. Global Pazar Erişimi

    ABD’de yapılan yatırımlar, sadece yerel pazara değil, dünya pazarlarına da açılma imkanı verir. ABD’nin güçlü ticaret anlaşmaları sayesinde, global markalar yaratmak ve ürün ihraç etmek daha kolay hale gelir.

    Sonuç olarak, Amerika’da yatırım yapmayı düşünen bir kişi ya da kuruluşsanız, sunduğu teşviklerden yararlanmak yatırımınızı çok daha kazançlı ve sürdürülebilir bir hale getirir. İster vergi avantajlarından yararlanın, ister EB-5 programıyla yaşam ve iş fırsatlarına kapı aralayın, ister yerel desteklerle işinizi büyütün; doğru bilgi ve stratejiyle bu teşvikler sizin lehinize çalışacaktır. Bu süreci daha iyi anlamak için rehberimizin sonraki bölümlerine göz atabilirsiniz!

    Amerika’daki Popüler Yatırım Alanları

    Amerika’da yatırım yapmayı planlayanlar için birkaç popüler alan öne çıkıyor:

    1. Gayrimenkul Yatırımları: Konut ve ticari mülkler, özellikle büyük şehirlerde ve gelişen bölgelerde kazançlı fırsatlar sunar. Ayrıca, gayrimenkul yatırım ortaklıklarına (REITs) yatırım yaparak dolaylı şekilde sektöre dahil olabilirsiniz.
    2. Start-Up ve Teknoloji Yatırımları: Silikon Vadisi ve diğer teknoloji merkezlerinde teknoloji girişimlerine yatırım yapma fırsatları vardır. Yapay zeka, blockchain ve biyoteknoloji gibi alanlar büyüme potansiyeli taşır.
    3. Franchise Modelleri: Tanınmış markaların isim hakkını satın alarak iş kurma imkanı sağlayabilirsiniz. Gıda, perakende ve hizmet sektörlerinde başarılı franchise yatırımları yapılabilmektedir.
    4. Borsa ve Finansal Piyasalar: ABD borsalarındaki büyük şirketlerin hisseleri ve Exchange Traded Funds (ETF’ler) gibi yatırım araçları, riski dağıtarak kazanç sağlama fırsatı sunar.

    Amerika’daki yatırım alanları, çeşitlilik ve kazanç potansiyeli ile geniş fırsatlar sunmaktadır. Doğru bilgi ve strateji ile bu fırsatlardan yararlanabilirsiniz.

    Hukuki ve Finansal Yükümlülükler

    Amerika’da yatırım yaparken karşılaşabileceğiniz hukuki ve finansal yükümlülükler şunlardır:

    1. Vergilendirme:
      • Federal Vergiler: Gelir vergisi, sermaye kazancı vergisi ve sosyal güvenlik gibi vergiler uygulanır. Şirket kazançları için federal gelir vergisi %21, bireysel gelir vergisi ise %10 ile %37 arasında değişir. Sermaye kazançları, yatırımın süresine göre %0, %15 veya %20 olarak vergilendirilmektedir.
      • Eyalet Vergileri: Her eyaletin farklı vergi oranları vardır. Örneğin, bazı eyaletler kurumlar vergisi almazken, bazıları %5 ile %12 arasında değişen oranlarla vergilendirir. Kişisel gelir vergisi oranları da eyaletlere göre farklılık gösterir. Örneğin, California’da %13, Texas ve Florida’da ise hiç gelir vergisi yoktur.
      • Yerel Vergiler: Şehir ve ilçe bazında işletme ruhsatları, mülk vergileri ve yerel satış vergileri gibi ek vergiler vardır. Örneğin, New York City’de işletme sahipleri ekstra bir şehir vergisi öder.

    Amerika’da yatırım yaparken, vergi sistemini ve her bölgenin vergi kurallarını iyi anlamak çok önemlidir. Bu nedenle yatırım yapmadan önce bir vergi danışmanı ile çalışmak, yükümlülüklerinizi optimize etmenize yardımcı olur.

    Yatırımcılar İçin Riskler ve Zorluklar

    Amerika’da yatırım yapmak, büyük fırsatlar sunarken beraberinde bazı risk ve zorlukları da getirir. Bu riskleri anlamak ve yönetmek, başarılı bir yatırımın anahtarlarından biridir. Unutmayalım ki her yatırım bir miktar risk içerir; ancak bilinçli ve hazırlıklı olduğunuzda bu riskleri en aza indirebilir ve yatırımınızın başarı şansını artırabilirsiniz. Amerika’da yatırım yaparken karşılaşılabilecek riskler ve zorluklar şunlardır:

    Ekonomik Riskler

    • Döviz Kuru Dalgalanmaları: Türkiye’den Amerika’ya sermaye transferi yapıyorsanız döviz kuru dalgalanmaları yatırımınızın değerini etkileyebilmektedir. Döviz riski için hedging yöntemleri (vadeli işlemler, opsiyonlar) kullanabilirsiniz.
    • Pazar Rekabeti: Amerika, rekabetin çok yoğun olduğu bir pazara sahiptir. Yatırım yapmadan önce sektördeki rekabeti analiz etmek, rakiplerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek önemlidir. Yenilikçi ürünler veya hizmetler sunmak, rekabet avantajı sağlar.
    • Ekonomik Dalgalanmalar: Amerika’da dönemsel ekonomik dalgalanmalar yaşanabilmektedir. Resesyon dönemlerinde bazı sektörlerde daralma olabilmektedir. Ekonomik dalgalanmalara dayanıklı sektörlerde (örneğin sağlık ve temel tüketim ürünleri) yatırım yapmayı düşünebilirsiniz.

    Yasal ve Vergisel Zorluklar

    • Vergi Uyumluluğu: Amerika’daki vergi sistemi karmaşık olabilmektedir. Yanlış beyanlar veya hesaplamalar cezai yaptırımlara yol açar. Bir vergi danışmanı ile çalışmak önemlidir.
    • Hukuki Uyuşmazlıklar: Amerika’da ticaret büyük ölçüde sözleşmelere dayanır. Eksik veya hatalı bir sözleşme hukuki sorunlara yol açar. Her iş anlaşmasını avukatınızla gözden geçirin.
    • Göçmenlik ve Vize Süreçleri: Yatırımcı olarak Amerika’da faaliyet gösterebilmek için doğru vize türüne sahip olmanız gerekmektedir. Vize başvuruları için uzman bir göçmenlik avukatı ile çalışmanız faydalı olacaktır.

    Kültürel Farklılıklar

    • İletişim Tarzı: Amerika’da iş dünyasında iletişim net, doğrudan ve profesyoneldir. Gereksiz detaylardan kaçınılarak konular özlü bir şekilde ifade edilmektedir.
    • Çalışma Saatleri ve Disiplin: İş dünyasında hız ve sonuç odaklılık önemlidir. Zamanında teslimatlar ve verimlilik büyük öneme sahiptir.
    • Hiyerarşi ve Karar Alma Süreçleri: Amerika’da daha az hiyerarşik bir iş yapısı vardır, ekip çalışması ve açık iletişim teşvik edilmektedir.

    Amerika’da yatırım yaparken karşılaşılacak bu riskler ve zorlukları önceden bilmek ve doğru bir şekilde yönetmek, başarılı bir yatırım süreci için çok önemlidir. Hazırlıklı ve bilgili bir şekilde yatırım yaparak, Amerika’nın sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirebilirsiniz.

    Türk Topluluğundan Destek Alma: Networking Fırsatları ve Yerel Dernekler

    Amerika’daki geniş Türk topluluğu, yeni gelen yatırımcılar için sosyal ve iş dünyasında büyük destek sunar. Bu topluluk, yalnızca kişisel ilişkiler değil, aynı zamanda iş fırsatları açısından da önemli bir kaynak oluşturur.

    Türk İş Dünyası Dernekleri ve Organizasyonları

    Amerika’da Türk iş insanlarını bir araya getiren birkaç önemli kuruluş bulunmaktadır:

    • American-Turkish Council (ATC): ABD ile Türkiye arasındaki ticari ve kültürel ilişkileri güçlendirmeyi amaçlar ve iş dünyasında önemli bir yer tutar.
    • Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA/AmCham): Türk ve Amerikan iş insanlarını bir araya getirerek yatırım fırsatları yaratır.
    • Yerel Topluluk Dernekleri: New York, Houston, Chicago gibi şehirlerde, Türk-Amerikan toplumlarına yönelik dernekler, Türk yatırımcıları destekleyen etkinlikler düzenler.

    Networking Fırsatları

    • Birebir İlişkiler: Amerika’da iş yaparken güçlü bir network kurmak, işin başarısı için kritik önem taşır. Türk topluluğu, bağlantılarınızı genişletmek ve yeni fırsatlar keşfetmek için etkili bir platform sunar.
    • Etkinlikler ve Seminerler: Türk iş dünyası derneklerinin düzenlediği etkinliklere katılarak yerel ve küresel yatırımcılarla tanışabilir, fırsatları değerlendirebilirsiniz.

    Kültürel Destek

    Amerika’ya yeni taşınan ya da iş kurmaya başlayan Türkler için bu topluluklar, rehberlik ve destek sunar. Dil bariyerleri, yasal süreçler ve günlük yaşamda karşılaşabileceğiniz zorluklarla ilgili önemli yardım sağlarlar.

    Mentorluk ve Rehberlik

    Amerika’da yatırım yapmış tecrübeli Türk iş insanları, mentorluk fırsatları sunarak, yeni girişimcilere işlerini doğru yönlendirme konusunda büyük avantaj sağlar.

    Türk topluluğunun sunduğu destek, Amerika’da yalnız hissetmemenizi sağlar. Bu toplulukla bağlantıya geçerek güçlü bir iş başlangıcı yapabilir, zorlukları aşabilirsiniz. İş dünyasında başarılı bir başlangıç yapmak için bu topluluğun sunduğu fırsatları değerlendirmek, işinizi sürdürülebilir ve kârlı hale getirebilir.

    Genel Sonuç

    Amerika’da yatırım yapmak, ticaret ilişkileri, vergisel avantajlar ve topluluk desteği gibi birçok fırsat sunar. Türk vatandaşları için bu avantajları değerlendirmek, kârlı ve sürdürülebilir bir yatırım yapmayı sağlar. Doğru bağlantılar kurarak, vergi yükümlülüklerinizi planlayarak ve Türk topluluğunun gücünden faydalanarak Amerika’da başarılı bir iş kurabilirsiniz.

    Yazan: Av. Asım Kılınç

  • Amerika’da Şirket Açmak için En İyi Eyalet Hangisi?

    Amerika’da Şirket Açmak için En İyi Eyalet Hangisi?

    Amerika girişimcilik dünyasına adım atmak, doğru lokasyon seçmekle başlıyor. ABD her eyaleti ile farklı ekonomik fırsatlar, vergi avantajları, yaşam ve işletme maliyetleri sunuyor. Bu yazımızda sizler için Delaware’den Colorado’ya kadar Amerika’da şirket açmak için avantajlı olan eyaletleri inceliyoruz.

    Yazımızda öncelikle bir tablo ile eyaletlere genel bir bakış atıp daha sonrasında eyaletlerin her birini detaylıca inceleyeceğiz. Hazırsanız başlayalım. Ayrıca eyaletler dışında da sorularınız için, Amerika’da şirket kurma rehberimize de göz atabilirsiniz.

    Amerika’da Şirket Açmak için Eyalet Karşılaştırması

    EyaletVergi AvantajıYaşam ve İşletme MaliyetiÖne Çıkan Sektörler
    DelawareDüşük vergi, satış vergisi yokOrta (biraz yüksek yaşam maliyeti)Finans, teknoloji; güçlü hukuki altyapı
    WyomingGelir vergisi muaf, düşük satış vergisiÇok DüşükDoğal kaynaklar, enerji, gizlilik
    NevadaGelir vergisi yok, düşük franchise vergisiDüşükTurizm, teknoloji
    FloridaGelir vergisi yok, rekabetçi kurumlar vergisiOrtaTurizm, uluslararası ticaret, e-ticaret
    TexasGelir vergisi yok, düşük franchise vergisiBölgeye göre değişken Enerji, teknoloji, tarım
    South DakotaGelir vergisi yok, düşük satış vergisiDüşükTarım, finans
    AlaskaGelir vergisi yok, düşük satış vergisiYüksek yaşam maliyetiEnerji, balıkçılık
    MontanaSatış vergisi yok, düşük oranlarÇok DüşükTarım, turizm
    New HampshireGelir ve satış vergisi yokOrtaİmalat, turizm; stratejik konum (Boston yakınlığı)
    WashingtonGelir vergisi yok, avantajlı B&O TaxBüyük şehirler yüksek, kırsal uygunTeknoloji, uluslararası ticaret, yenilenebilir enerji
    TennesseeGelir vergisi yok, rekabetçi kurumlar vergisiDüşükOtomotiv, sağlık, müzik, tarım
    OhioDüşük bireysel vergilerÇok DüşükÜretim, tarım, sağlık, lojistik, teknoloji
    IndianaDüşük vergi oranlarıÇok DüşükOtomotiv, tarım, lojistik, sağlık, üretim
    North CarolinaDüşük vergiDüşükTeknoloji, tarım, biyoteknoloji, finans
    ColoradoDüşük vergi oranlarıBiraz Üst (kırsal bölgeler uygun)Teknoloji, yenilenebilir enerji, turizm, sağlık

    1. Delaware

    Delaware özellikle düşük vergiler, güçlü hukuki altyapısı ve satış vergisinin olmamasıyla dikkat çekiyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel Gelir Vergisi: %2,2 – %6,6
      • Kurumsal Gelir Vergisi: %8,7
      • Satış vergisi yok ve envanter, KDV gibi vergiler bulunmuyor.
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyeti ABD ortalamasının %7 üzerinde olsa da düşük vergi avantajları bu maliyeti dengeliyor.
      • Şirket açma süreci hızlı ve düşük maliyetlidir.
    • Ekonomik Yapı:
      • Finans, teknoloji ve kimya sektörlerinde güçlü olan ve Fortune 500 listesindeki şirketlerin %60’ı buradadır.

    2. Wyoming

    Wyoming, gelir vergisi muafiyeti ve düşük satış vergisi ile öne çıkıyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel ve kurumsal gelir vergisi yok.
      • Satış Vergisi: %4 (yerel vergi ekleriyle %5,36 civarındadır)
      • Düşük emlak vergileri, miras ve envanter vergisi uygulanmaz.
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri ulusal ortalamanın yaklaşık %1,5 altındadır.
      • LLC kurulum maliyeti çok düşüktür.
    • Ekonomik Yapı:
      • Doğal kaynaklara dayalı sektörler, madencilik, enerji ve turizmde güçlü performans gösteriyor.

    3. Nevada

    Nevada, bireysel ve kurumsal gelir vergisi muafiyetleri ile dikkat çekiyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok aynı zamanda kurumlar gelir vergisi muafiyeti bulunuyor.
      • Franchise vergisi yok, envanter ve emlak vergileri de rekabetçidir.
      • Satış Vergisi: %6,85 (yerel vergi eklemeleri ile %8 civarındadır)
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • İşletme kurulum maliyetleri düşüktür.
    • Ekonomik Yapı:
      • Turizm, teknoloji ve ticaret sektörlerinde güçlü ve dinamik bir iş ekosistemine sahiptir.

    4. Florida

    Florida, bireysel gelir vergisi uygulamaması ve rekabetçi kurumsal vergileri ile ön plana çıkıyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok. Ayrıca kurumsal vergi oranı %5,5
      • Satış Vergisi: %6 ( Ancak yerel yönetim ekleri ile %7,5’e kadar çıkabiliyor)
      • Miras veya franchise vergisi bulunmuyor.
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri bölgeye göre değişmekle beraber rekabetçidir.
      • LLC kurulumu uyun fiyatlıdır. Aynı zamanda süreçler de hızlı ilerliyor.
    • Ekonomik Yapı:
      • Turizm, uluslararası ticaret, teknoloji ve e-ticaret sektörleri güçlüdür. Ayrıca belirtmek isterim ki Miami, uluslararası ticaret merkezi konumundadır.

    5. Texas

    Texas düşük vergi yükü ve bireysel gelir vergisinin olmamasının yanında güçlü altyapısıyla da dikkat çekiyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok.
      • Franchise vergisi: %0,375 – %0,75.
      • Düşük emlak vergileri ve rekabetçi satış vergileri (%6,25 temel, yerel eklerle %8,25’e kadar çıkabiliyor).
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Geniş coğrafya sayesinde farklı bölgelerde uygun yaşam maliyetleri.
      • LLC kurulumu diğer bölgelere kıyasla daha maliyetli gelebiliyor.
    • Ekonomik Yapı:
      • Enerji, teknoloji, tarım, uluslararası ticaret gibi sektörlerde ABD’nin en büyük ikinci ekonomisine sahiptir.

    6. South Dakota

    South Dakota, gelir vergisi ve franchise vergisi uygulamamasıyla öne çıkar.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel ve kurumsal gelir vergisi yok.
      • Franchise vergisi yok ancak satış vergisi %4,5 (yerel eklerle %6,4’e kadar).
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri ABD ortalamasının altında.
      • LLC kurulumu genellikle uygun maliyetlere denk geliyor.
    • Ekonomik Yapı:
      • Tarım, finans ve turizm sektörlerinde istikrarlı bir eyalettir.

    7. Alaska

    Alaska, sıfır bireysel gelir vergisi, satış vergisi ve zengin doğal kaynaklarıyla öne çıkar.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok.
      • Kurumsal vergi oranları %0 – %9,4 arasındadır. Üstelik küçük işletmelerde daha düşük vergi oranları bulunuyor.
      • Satış vergisi eyalet çapında yok.
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri diğer eyaletlere göre yüksek olsa da, vergi avantajları bu durumu dengeliyor.
      • LLC kurulumu yaklaşık 250 dolar.
    • Ekonomik Yapı:
      • Enerji, balıkçılık, turizm ve madencilik sektörlerinde önemli bir konuma sahiptir.

    8. Montana

    Montana, satış vergisinin olmaması ve düşük emlak vergileriyle dikkat çeker.

    • Vergi Avantajları:
      • Satış vergisi yok.
      • Bireysel gelir vergisi: %1 – %6,75
      • Kurumsal vergi: %6,75
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri düşüktür. Hatta LLC kurulumu da oldukça düşük ücretlere sahiptir.
    • Ekonomik Yapı:
      • Tarım, enerji, turizm ve teknoloji sektörlerinde güçlüdür.

    9. New Hampshire

    New Hampshire, bireysel gelir vergisi ve satış vergisi uygulamaması ile öne çıkar.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok.
      • Kurumsal vergi: %7,7
      • Satış vergisi yok.
    • Yaşam ve İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri orta düzeydedir. Ayrıca LLC kurulumu da düşük maliyetlidir.
    • Ekonomik Yapı:
      • İmalat, turizm, teknoloji ve sağlık sektörleri için de güçlüdür.

    10. Washington

    Washington, bireysel gelir vergisinin olmaması aynı zamanda teknoloji sektöründeki dev firmaları ile öne çıkıyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok.
      • Kurumsal vergi yerine B&O Tax (%0,13 – %3,3) alınıyor.
      • Satış vergisi: %6,5 (yerel eklerle %9-10).
      • Düşük emlak vergisi.
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Büyük şehirlerde yüksek yaşam maliyeti vardır. Ancak kırsal bölgeler de yaşam maliyeti daha uygundur.
      • LLC kurulumu bazı eyaletlere kıyasla daha yüksek maliyetli olabilir.
    • Ekonomik Yapı:
      • Teknoloji, uluslararası ticaret, tarım ve yenilenebilir enerji sektörlerinde güçlü bir yere sahiptir.

    11. Tennessee

    Tennessee, düşük yaşam maliyetleri ve bireysel gelir vergisi olmamasıyla öne çıkıyor.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi yok.
      • Kurumsal vergi: %6,5.
      • Satış vergisi: %7 (yerel eklerle %9,5’e kadar).
      • Düşük emlak vergisi (%0,64 ortalama).
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri düşüktür özellikle Nashville, Memphis, Knoxville.
      • LLC kurulumu çoğu eyalete kıyasla maliyeti yüksek gelebiliyor.
    • Ekonomik Yapı:
      • Otomotiv, sağlık, müzik ve tarım sektörleri güçlüdür.

    12. Ohio

    Ohio, düşük işletme maliyetleri ve stratejik konumuyla öne çıkar.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi: %2,76 – %3,99.
      • Kurumsal vergi: CAT sistemi (%0,26 oranında).
      • Satış vergisi: %5,75 (yerel eklerle %7-8).
      • Düşük emlak vergisi (ortalama %1,48).
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri ulusal ortalamanın altındadır.
      • LLC kurulumu oldukça uygundur.
    • Ekonomik Yapı:
      • Üretim, tarım, sağlık, teknoloji ve lojistik sektörleri güçlüdür.

    13. Indiana

    Indiana, düşük vergiler, uygun işletme maliyetleri ve stratejik konumuyla dikkat çeker.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi: %3,15.
      • Kurumsal vergi: %4,9.
      • Satış vergisi: %7.
      • Düşük emlak vergisi (%0,85).
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri oldukça düşüktür. Aynı zamanda LLC kurulumu da gayet uygun maliyetlidir.
    • Ekonomik Yapı:
      • Üretim, otomotiv, tarım, lojistik ve sağlık sektörlerinde güçlüdür.

    14. North Carolina

    North Carolina, düşük vergi oranları, stratejik konumu ve güçlü iş gücüyle öne çıkar.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi: %4,75.
      • Kurumsal vergi: %2,5.
      • Satış vergisi: %4,75 (yerel eklerle %6,75 – %7).
      • Düşük emlak vergisi (%0,77).
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri ulusal ortalamanın altındadır. LLC kurulumu uygun bir maliyete sahiptir.
    • Ekonomik Yapı:
      • Tarım, teknoloji, biyoteknoloji, üretim ve finans sektörleri güçlüdür.

    15. Colorado

    Colorado, güçlü teknolojik altyapısı, düşük işletme maliyetleri ve stratejik konumuyla dikkat çeker.

    • Vergi Avantajları:
      • Bireysel gelir vergisi: %4,4.
      • Kurumsal vergi: %4,4.
      • Satış vergisi: %2,9 (yerel eklerle %7 – %9).
      • Emlak vergisi: %0,49 (çok düşük).
    • Yaşam/İşletme Maliyetleri:
      • Yaşam maliyetleri ABD ortalamasının biraz üzerinde olsa da, kırsal bölgelerde uygundur.
      • LLC kurulumu en düşük maliyete sahiptir.
    • Ekonomik Yapı:
      • Teknoloji, yenilenebilir enerji, tarım, turizm ve sağlık sektörleri güçlüdür.

    Amerika’da şirket açmak için doğru eyaleti seçmek, girişimcilik başarınızda kritik rol oynar. Delaware, Wyoming, Nevada, Florida, Texas, South Dakota, Alaska, Montana, New Hampshire, Washington, Tennessee, Ohio, Indiana, North Carolina ve Colorado; her biri farklı vergi avantajları, yaşam ve işletme maliyetleri ile ekonomik güç sunar.

    Amerika’da şirket açmak için her aşamada dikkatli planlama, profesyonel danışmanlık ve yerel koşullara uyum sağlamak, başarılı bir şirket açmanın anahtarlarıdır.

    Yazan: Av. Asım Kılınç

  • Amerika’ya Gitmek: Hayaller Ülkesi’ne Yol Haritanız

    Amerika’ya Gitmek: Hayaller Ülkesi’ne Yol Haritanız


    Amerika’nın “Hayaller Ülkesi” olarak anılmasının nedenlerini ve burada sunulan fırsatları sizin için inceliyorum. Bu yazımızda Amerika’ya gitmek isteyen herkesin aklındaki sorulara yanıt vereceğiz. ABD vize türleri, başvuru süreçleri, oturma izni ve vatandaşlık gibi konu başlıklarını inceleyebilirsiniz.

    Amerika’nın Cazibesi: Neden “Hayaller Ülkesi”?

    Amerika Birleşik Devletleri, kariyer, eğitim ve özgürlük gibi sayısız imkanı ile birçok kişinin hayallerini süslüyor. Gelin bu hayallerin temel unsurlarını inceleyelim:

    • Fırsatlar Ülkesi: Amerika, dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahiptir. Teknoloji, girişimcilik ve sinema gibi pek çok alanda kariyer imkanları sunuyor.
    • Çeşitlilik: Farklı milletlerden, dinlerden ve kültürlerden insanlara ev sahipliği yapıyor. Türkiye’de bile birçok Amerikan işletmesini görebiliyoruz.
    • Yüksek Refah Seviyesi: Modern altyapısı, güçlü eğitim kurumları ve sosyal devlet yapısı ise Amerika’da yaşamı daha da cazip hale getiriyor.
    • Özgürlük: ABD Anayasası, bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasına büyük önem veriyor. Düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü ülkeyi daha da çekici hale getiriyor.

    Amerika’ya Gitmek: Temel Yol Haritası

    Amerika’ya gitmek için çeşitli yollar bulunuyor. Seyahat, eğitim, çalışma veya aile bağları ile birlikte ABD’ye giden birçok yol bulunuyor. İşte en yaygın yöntemler:

    1. Kısa Süreli Ziyaretler (Turistik ve İş Amaçlı)

    Vize TürleriAvantajlarıDezavantajları
    – Turist (B-2)
    – İş (B-1)
    – Hızlı işlem süreci
    – Az belge gerekliliği
    – Çalışma izni verilmez.
    – Kalış süresi sınırlıdır.

    Turistik ziyaret, iş toplantıları veya kısa süreli sağlık hizmeti almak isteyenler için uygundur.

    2. Aile Bağı Üzerinden Green Card

    SüreçAvantajlarıDezavantajı
    ABD vatandaşı veya Green Card sahibi bir aile üyesinin sponsorluğunda gerçekleşiyor. – Kalıcı oturum hakkı kazanılıyor.
    – Vatandaşlık yolunun ilk adımıdır.
    – İşlem süreci uzun ve karmaşık olabiliyor.

    Aile bağlarını kullanarak Amerika’da uzun süre yaşamak isteyenler için uygun bir seçenektir.

    3. İş, Ticaret ve Yatırım Yolu ile Göç

    Vize TürleriAvantajlarıDezavantajları
    H-1B Vizesi– ABD’de yasal çalışma imkanı sunuyor. – Yıllık kotaya ve yüksek rekabete sahip.
    E-1, E-2 ve EB-5 Vizeleri– İş dünyasına direkt katılma imkanı sunar.– Yüksek yatırım maliyetleri olabilir.
    L-1 Vizesi– Uluslararası şirket çalışanlarının transfer edilmesini sağlıyor. – Süreç karmaşık gelebiliyor.

    4. Eğitim ve Değişim Programları

    Vize TürüKimler için Uygun?
    F-1 Öğrenci VizesiAkademik programlara (lisans, yüksek lisans, doktora) katılmak isteyenler için uygundur.
    M-1 Mesleki VizeTeknik ve mesleki eğitim programlarında olanlar için uygundur.
    J-1 Değişim Programı VizesiÖğrenci, stajyer veya araştırmacı değişim programlarında yer almak isteyenler için uygundur.
    Q-1 Kültürel Değişim VizesiBelirli bir kültürü ABD’de tanıtmak amacıyla kullanılan özel bir vizedir.

    5. Green Card Çekilişi (Diversity Visa Program)

    Her yıl ABD hükümeti tarafından düzenlenen bu program, göçmenlik oranı düşük olan ülke vatandaşlarına kalıcı oturum izni tanıyor. (Türkiye’den de başvurulabiliyor.)

    Bu programın avantajları:

    • Ücretsiz ve kolay bir başvuru formu sunuyor.
    • Kalıcı oturum ve ilerleyen aşamada vatandaşlık alma imkanı sunar.

    “Dezavantajı var mı?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim:

    • Tamamen şansa dayalı olması bir dezavantajdır.
    • Başvuru sürecinin ilerleyen döneminde karmaşık hale gelebilmesi ve ek masrafların çıkıyor olması da bir başka dezavantajıdır.

    6. Sığınma ve Mülteci Statüsü

    Savaş, siyasi baskı veya ciddi zulüm nedeni ile ülkelerinden ayrılmak zorunda kalanlar için sunulan özel bir statüdür. Bu statünün önemli noktaları şunlardır:

    • ABD’ye ulaştıktan sonra veya dışarıdan da başvuruya uygundur.
    • Çalışma izni ve aile birleşimi gibi haklar elde edebiliyorsunuz.
    • Süreç oldukça detaylı belge ve kanıtlar gerektiriyor.

    7. Özel Vize Türleri

    Amerika’ya gitmek için klasik yöntemlerin ötesinde verilen başka vize türleri de bulunuyor. Daha detaylı bir inceleme için bu vizeler hakkında da bilgi olmalısınız.

    Vize TürüKimler başvurabilir?
    O-1 VizesiBilim, sanat, spor, iş dünyası veya eğitim alanında uluslararası başarılar bulunuyorlar.
    R-1 VizesiDini organizasyonlarda çalışacak kişiler için uygundur.
    P VizeleriSporcular, sanatçılar ve eğlence sektörü çalışanları için düzenlenmiştir.

    Amerika’ya Vize Başvurusu Sürecinde Tüyolar

    Vize başvuruları, titizlikle hazırlanması gereken süreçlerdir. Başvuruda dikkat etmeniz gereken detaylar aşağıdaki gibidir:

    Randevu ve DS-160 Formu

    • Randevu Planlaması: Konsolosluk randevularının yoğun olduğu dönemleri göz önünde bulundurarak, erken başvuru yapın.
    • DS- 160 Formu: Verdiğiniz bilgilerin tutarlı ve doğru olduğundan emin olun.

    Gerekli Belgelerin Hazırlanması

    • Finansal Kayıtları: Banka hesap dökümleri, maaş bordroları ve sponsorluk mektupları gibi belgelerle seyahat masraflarınızı karşılayabileceğinizi göstermelisiniz.
    • Dönüş Niyetinizi Kanıtlayın: Türkiye’deki iş, aile veya mülkiyet bağlarınızı destekleyen belgeler sunun.

    Görüşme Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

    • Kendinizi İyi İfade Edin: Kısa, net ve dürüst cevaplar verin.
    • Belgelerinizi Düzenleyin: Vize memurunun sizden talep ettiği belgeleri kolayca sunabilecek şekilde hazırlayın.

    Amerika’da Yaşam: Yeni Bir Başlangıca Hazırlık

    Amerika’ya yerleşmek ve yeni bir hayata başlamak oldukça heyecan verici olabilir. Ancak bu süreçte de yeni bir hayata başlamak kültürel adaptasyon ve finansal planlama gibi önemli adımlar bulunuyor.

    Konaklama ve Ulaşım

    • Geçici Konaklama: İlk etapta otel, Airbnb gibi seçeneklerle yeni hayatınıza başlayabilirsiniz.
    • Kalıcı Konut: Güvenli ve ulaşım kolaylığı olan bölgelerde ev veya daire kiralamadan önce detaylı araştırmalar yapın.

    Banka Hesabı ve Sosyal Güvenlik

    • Banka Hesabı Açma: Pasaport, göçmenlik statünüzü gösteren belgeler ve SSN ile yerel bankalardan hesap açabilirsiniz.
    • Sosyal Güvenlik Numarası (SSN): ABD’de çalışabilmek ve resmi işlemlerde bulunabilmek için SSN almak zorunludur.

    Aileler ve Eğitim

    • Çocuklar için Eğitim: Kamu okulları ücretsizdir. Ancak okul seçiminde bölgesel farklılıkları göz önünde bulundurmanızda yarar var.
    • Aile Birleşimi: Göçmenlik statünüzü aldıktan sonra eşiniz ve çocuklarınız için aile birleşimi başvuruları yapabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

    1. Amerika’ya gitmek için hangi vize türüne başvurmalıyım?

    Seyahat amacınıza göre; turistik (B-1/B-2), eğitim (F-1/M-1), çalışma (H-1B, L-1, O-1), yatırım (E-1/E-2, EB-5) veya aile bağları üzerinden Yeşil Kart gibi seçenekler mevcut.

    2. ABD vizesi almak ne kadar sürer?

    Vize türüne göre değişmekle birlikte, kısa süreli vizeler için 2-3 hafta, çalışma ve kalıcı oturum vizeleri için ise 1-4 ay veya daha uzun sürebilir.

    3. Hangi belgeler gereklidir?

    Genellikle geçerli pasaport, DS-160 onay sayfası, vize başvuru ücreti makbuzu, seyahat amacınızı açıklayan belgeler, finansal kanıtlar ve dönüş niyetinizi gösteren belgeler talep edilir.

    4. Başvurum reddedilirse tekrar başvuru yapabilir miyim?

    Evet. Reddedilme nedenlerini göz önünde bulundurarak, eksik bilgileri tamamlayıp tekrar başvurabilirsiniz.

    5. Yeşil Kart çekilişi (Diversity Visa) nasıl işliyor?

    Her yıl belirli dönemlerde yapılan çekilişle, uygun ülkelerin vatandaşlarına ücretsiz başvuru imkânı sunulur. Seçilenler, daha sonra göçmenlik başvurusu, sağlık raporu ve mülakat süreçlerinden geçer.

    6. ABD vatandaşlığına geçiş süreci nasıldır?

    Yeşil Kart aldıktan sonra, belirli bir süre (genellikle 5 yıl) ABD’de yaşamanız, gerekli formları doldurmanız, sınavı geçmeniz ve yemin töreni ile vatandaşlık kazanmanız gerekir.

    Amerika’ya gitmek doğru planlama ve hazırlıka hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için atabileceğiniz sağlam bir adımdır. İster kısa süreli ziyaret ister kalıcı yerleşim olsun başvuru süreçlerini daha iyi anlamanız başarınızı arttıracaktır. Bu süreçte bizlerden her zaman CK Law Firm web sitesi üzerinden destek alabilirsiniz.

    Yazan: Av. Asım Kılınç

  • ABD’de Hukuk: Adalet Sistemi Nasıl İşliyor?

    ABD’de Hukuk: Adalet Sistemi Nasıl İşliyor?

    ABD’de hukuk sistemi birçok ülke tarafından örnek alınan köklü ve karmaşık bir yapıdadır. Bu yazımızda da ABD hukukunun temel prensiplerini, yargı süreçlerini ve bu süreçte karşılaşabileceğiniz detayları ele alıyorum.

    Bunlarla beraber ABD’nin hukuk eğitimini ve avukat olarak sürecin nasıl işlediğini deneyimlerimle beraber sizlere aktaracağım. Ancak öncelikle gelin ABD hukuk sisteminin temellerini inceleyelim.

    1. ABD Hukuk Sisteminin Temelleri

    ABD, İngiltere kökenli bir hukuk sistemi olan “common law”u kullanır. Bu sistem, önceki davalarda alınan kararların gelecekteki davalar için yol gösterici olması anlamına gelir. Yani yazılı kanunların yanında yargıçların önceki kararları da büyük önem taşır.

    ABD Anayasası, tüm yasaların ve yargı süreçlerinin temelini oluşturur. Ancak federal yapısı nedeniyle her eyalet kendi yasalarını çıkartabiliyor. Bu durum ülkenin farklı bölgelerinde yasal düzenlemelerin çeşitlilik göstermesine yol açar ve eyaletlere göre değişebilen bir hukuk yapısı sağlar.

    2. Federal ve Eyalet Mahkemeleri

    ABD’deki mahkemeler, federal ve eyalet olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmıştır. Her sistemin kendine özgü yetki alanları bulunuyor.

    • Federal Mahkemeler: ABD Anayasası’na ve federal yasalara dayalı olan davalara bakılıyor. Bu mahkemeler: eyaletler arası ticaret, göçmenlik, anayasal hak ihlalleri gibi konularda yetkilidir.
    • Eyalet Mahkemeleri: Eyaletlerin kendi yasalarına göre davalar görülür. Çoğunlukla boşanma, çocuk velayeti, miras gibi kişisel davalara bakılıyor.

    ABD’ye özgü olan bu sistem davaların doğru yetki alanlarında incelenmesine olanak tanır.

    3. ABD’de Yargı: Mahkeme Yapısı

    ABD mahkeme sistemi, üç ana aşamadan oluşur:

    1. İlk Derece Mahkemeleri (Trial Courts)
    2. Temyiz Mahkemeleri (Appellate Courts)
    3. ABD Yüksek Mahkemesi (Supreme Courts)

    Bu yapı, hukukun düzenli ve adil bir şekilde işlemesini sağlar. ABD’de yargı sürecinin her aşaması dava sonucuna yönelik çeşitli haklar tanır. Bu durum adaletin sağlanması adına önemli bir güvence sunar.

    4. ABD’de Hak ve Özgürlükler: Anayasa’nın Sağladığı Güvenceler

    ABD’de bireylerin temel hak ve özgürlükleri, anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. Özellikle Haklar Bildirgesi (Bill of Rights) olarak bilinen ilk on anayasa değişikliği vatandaşların haklarını koruma altına alır.

    • İfade Özgürlüğü
    • Silah Taşıma Hakkı
    • Adil Yargılanma Hakkı

    ABD’de anayasal hakların korunması sistemin en önemli işlevlerinden biridir. Bireylerin haklarına yönelik herhangi bir ihlal durumunda dava açma hakkı vardır.

    5. ABD Jüri Sistemi: Adalet, Halkla Sağlanır

    ABD jüri sistemi, adaletin halka yayılmasını sağlayan önemli bir sistemdir. Jüri, sanığın suçlu veya suçsuz olduğuna karar veren halktan kişilerle oluşturuluyor. Yani bir davada jürinin bulunması davanın halk tarafından değerlendirildiği anlamına gelir.

    6. ABD’de Hukuk Eğitimi

    ABD’de hukuk eğitimi, Türkiye’den oldukça farklıdır. Türkiye’de hukuk eğitimi lisans düzeyinde verilirken; ABD’de hukuk okuyabilmek için öncelikle farklı bir lisans diplomasına sahip olmak gerekir. Yani ABD’de hukuk eğitimi yüksek lisans seviyesi olan J.D. (Juris Doctor) programı ile veriliyor.

    6.1. Hukuk Fakültesine Giriş: LSAT veya GRE Sınavı

    Hukuk fakültesine başvururken LSAT (Law School Admission Test) veya GRE (Graduate Record Examination) sınavlarından birisine girmeniz beklenir.

    İki testten özellikle LSAT daha çok tercih edilen bir sınavdır. Bu test, hukuk eğitimine ne kadar hazır olduğunuzu tespit eder.

    6.2. Hukuk Fakültelerine Başvuru Süreci

    Hukuk fakültelerine başvuru yaparken en çok LSAC (Law School Admission Council) adlı platform kullanılıyor. LSAC, başvurularınızı yöneten ve gerekli belgeleri toplamanıza yardımcı olan bir platformdur.

    6.3. Juris Doctor (J.D.) Programı

    Hukuk fakültesine kabul aldıktan sonra sizi yoğun bir 3 yıllık eğitim bekliyor. Bu süreçte hukuk sistemi, anayasa hukuku, medeni hukuk, ceza hukuku ve daha birçok alanı derinlemesine öğreneceksiniz.

    İlk yıl genellikle zorlayıcı gelebiliyor. Bunun nedeni ise hukuk diline alışmak, analitik düşünmek ve yoğun bir okuma yapmaya alışmanız gerekiyor.

    6.4. Hukuk Fakültesi Sonrası Baro Sınavı (Bar Exam)

    Hukuk fakültesini başarı ile tamamladıktan sonra avukatlık yapabilmek için baro sınavını geçmeniz gerekir. (Bu sistem Türkiye’de de artık uygulanmaya başlamıştır.) Baro sınavı, her eyalette farklıdır. Bu nedenle hangi eyalette avukatlık yapmak istiyorsanız o eyaletin sınavına çalışmanız gerekir.

    7. ABD’de Avukat Olmak: Genel Bir Bakış

    ABD’de avukatlık mesleği, eyalet bazında düzenlenir. Ancak bazı eyaletler arasında “karşılıklı tanıma” anlaşmaları bulunur. Bu da belirli koşullarda başka bir eyalette de mesleğinizi yapabilmenizi sağlar.

    7.1. ABD’de Avukat- Müvekkil İlişkisi Nasıldır?

    ABD’de avukat ve müvekkil arasında ilişki yasal olarak çok ciddi bir şekilde korunur. Bu ilişkinin dayandığı temel prensipler şunlardır:

    • Gizlilik: Paylaşılan bilgiler kesinlikle gizli tutuluyor ve müvekkil izni olmadan bir başkası ile paylaşılamaz.
    • Sadakat: Avukatlar her zaman müvekkillerin çıkarlarını ön planda tutmak zorundadır.
    • Şeffaflık: Avukatlar, dava sürecini ve olasılıkları konusunda müvekkillerini düzenli olarak bilgilendirmek zorundadır.

    ABD hukuk sistemi farklı eyalet ve federal yapılarla oldukça karmaşık gibi gözükse de bireylerin haklarını koruma altına alan bir yapı sunar. Bireysel hak ve özgürlüklerin korunması ve adaletin halkın katılımı ile sağlanması gibi özellikleri ile dünya genelinde dikkat çeker.

    Yazan: Av. Ergül Çeliksoy

  • B1 ve B2 Vizeleri Hakkında Detaylı Rehber 

    B1 ve B2 Vizeleri Hakkında Detaylı Rehber 

    Eğer ABD’ye seyahat etmeyi planlıyor ancak nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız doğru yerdesiniz. Bugün size ABD’nin çok sık kullanılan B1 ve B2 vizeleri hakkında detaylı bilgiler sunacağız. Bu vizelerin ne anlama geldiğini, kimler için uygun olduğunu ve nasıl bir süreç izleyerek alınabileceğini adım adım öğrenebilirsiniz.

    ABD’ye seyahat etmek birçok kişi için büyük bir fırsat ve aynı zamanda biraz karmaşık bir süreç olabilir. Ancak endişelenmeyin, bu rehberle her adımı rahatça takip edebilir ve kafanızdaki tüm soru işaretlerini giderebilirsiniz. Öncelikle, B1 ve B2 vizelerinin ne olduğuna bir göz atalım.

    B1 ve B2 Vizelerinin Genel Tanımı

    B1 ve B2 vizeleri, ABD’ye kısa süreli seyahatler için verilen göçmen olmayan vizelerdir. Farklı seyahat amaçlarına hitap ederler:

    B1 Vizesi

    İş amaçlı seyahat için uygundur. İş toplantıları, konferanslar, ticari müzakereler, kısa süreli eğitimler ve denetimler gibi faaliyetler için kullanılabilmektedir. ABD’de çalışmak, maaş almak veya uzun süreli eğitim almak yasaktır. Kalış süresi genellikle 3-6 ay arasındadır.

    B2 Vizesi

    Kişisel ve turistik seyahatler için tasarlanmıştır. Turistik geziler, aile ziyaretleri veya tıbbi tedavi amacıyla kullanılır. Sosyal, kültürel etkinliklere katılmak ve yerel deneyimler yaşamak için de uygundur. Kalış süresi de 3-6 ay arasındadır.

    B1/B2 Vizesi

    Her iki amaçla birden seyahat etmeyi planlayanlar için verilen birleşik vizedir. İş ve tatil kombinasyonu veya konferans ve aile ziyareti gibi durumlar için uygundur.

    B1 ve B2 vizeleri, farklı amaçlara hizmet eden iki temel vize türüdür. Ancak genellikle birlikte verilerek daha geniş bir kullanım alanı sunar. İş amaçlı seyahatler için B1, kişisel ve turistik seyahatler için ise B2 vizesi uygun olacaktır. Bu vizelerden hangisinin sizin için doğru olduğunu anlamak için seyahat amacınızı netleştirmeniz önemlidir.

    ABD’nin B1 ve B2 Vizeleri ile Ziyaretçilere Sağladığı İmkanlar

    ABD’ye giriş yapmak için bir vize sahibi olmak zorunludur ve B1/B2 vizeleri, ziyaretçilere birçok avantaj sunar:

    1. Kısa Süreli Ziyaretler İçin Uygundur: Bu vizeler, ABD’ye geçici olarak gitmek isteyen kişiler için idealdir. Çalışma izni vermezler, ancak belirli bir süre boyunca ABD’de bulunmanıza izin verirler.
    2. Esneklik Sağlar: B1/B2 vizeleri sayesinde hem iş hem de kişisel amaçlı ziyaretlerinizi aynı seyahat içinde birleştirebilirsiniz. Örneğin, bir iş toplantısına katıldıktan sonra birkaç gün tatil yapmak isterseniz bu vize tam size göre.
    3. Kültürel Deneyim İmkanı: ABD, kültürel çeşitliliği ve turistik cazibesiyle tanınır. B2 vizesiyle ülkeyi keşfetme, müzeler gezme, doğal güzellikleri görme ve yeni deneyimler edinme şansı bulabilirsiniz.
    4. Aile ve Arkadaş Ziyaretleri İçin Fırsat: ABD’de yaşayan yakınlarınızı ziyaret etmek istiyorsanız, B2 vizesi bu ihtiyaca cevap verir.
    5. Sağlık Hizmetlerine Erişim: Eğer tıbbi tedavi almanız gerekiyorsa, B2 vizesi bu amaçla kullanılabilirsiniz.
    6. İş Fırsatlarını Keşfetme: B1 vizesi, ABD’deki iş dünyasını tanımak, yeni bağlantılar kurmak ve potansiyel iş fırsatlarını değerlendirmek isteyen kişiler için büyük bir fırsattır.

    Kime Hitap Eder?

    B1 ve B2 vizeleri, farklı gruplara hitap eder ve çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. İşte bu vizelerin uygun olduğu gruplar:

    1. İş İnsanları: Uluslararası iş ilişkileri ve konferanslar için B1 vizesi gereklidir.
    2. Turistler: ABD’nin turistik destinasyonlarını gezmek isteyenler için B2 vizesi uygundur.
    3. Aile ve Arkadaş Ziyaretleri: ABD’deki sevdiklerini görmek isteyenler B2 vizesi alabilir.
    4. Tıbbi Tedavi: Sağlık hizmetlerinden faydalanmak isteyenler B2 vizesiyle ABD’ye gidebilmektedir.
    5. Öğrenciler ve Genç Profesyoneller: Eğitim veya kısa süreli iş toplantıları için B1 vizesi uygundur.

    B1 ve B2 Vizesi Başvuru Süreci

    B1 veya B2 vizesine başvurmak karmaşık bir süreç gibi görünebilir, ancak doğru bilgiye sahipseniz her şey kolayca ilerleyebilir. Bu bölümde, başvuru sürecini adım adım ele alacağız. Bu bilgilerle vize başvurusu sırasında karşılaşabileceğiniz tüm detaylara hazırlıklı olacaksınız.

    a. Adım Adım Başvuru Rehberi

    1. DS-160 Formunun Doldurulması
      • DS-160 formu, vize başvurusunun temelini oluşturur. Form, ABD Konsolosluğu’na seyahatinizin amacı ve kişisel bilgileriniz hakkında detaylı bilgi sağlar.
    2. Başvuru Ücreti Ödeme İşlemleri
      • Başvuru ücreti 185 ABD dolarıdır. Ödeme online olarak yapılır ve ödeme onayı, randevu alırken kullanılmaktadır.
    3. Randevu Alma
      • Ödeme yapıldıktan sonra vize görüşmesi için randevu almanız gerekir. Türkiye’de, başvurular genellikle Ankara’daki ABD Büyükelçiliği veya İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu üzerinden yapılmaktadır.
    4. Gerekli Belgeler
      • Pasaport, biyometrik fotoğraf, mali belgeler (banka hesap dökümü, maaş bordrosu) ve seyahat planı (B2 için) gibi belgeler gereklidir. B1 için işveren yazısı da talep edilmektedir.
    5. Konsolosluk Mülakatı
      • Görüşme sırasında vizeye uygunluğunuz değerlendirilecektir. Seyahatiniz, mali durumunuz, geri dönme niyetiniz gibi sorular sorulmaktadır. Dürüst ve net cevaplar vermek önemlidir.

    b. Online ve Fiziksel Süreçler

    • Online Başvuruların Detayları
      • Başvurunun çoğu adımı online olarak yapılmaktadır; DS-160 formu, ödeme ve randevu alma işlemleri internet üzerinden yapılmaktadır. Her adımda doğrulama belgelerini saklamak gereklidir.
    • Konsolosluğa Fiziksel Gitme Süreci
      • Randevu günü, konsolosluğa gitmeniz gerekir. Belgelerinizi eksiksiz hazırlayın, randevu saatinden en az 15 dakika önce orada olun ve güvenlik protokollerine dikkat edin.

    B1 ve B2 Vizesi İçin Gerekli Şartlar

    1. Mali Yeterlilik ve Sponsor Desteği
      • Seyahatinizi finanse edebileceğinizi kanıtlayan belgeler sunmanız gerekir (banka hesap dökümleri, maaş bordrosu, sponsor mektubu vb.).
    2. Dönüş Niyeti Beyanı
      • Konsolosluk, ABD’de kalıcı kalmayı planlamadığınızı görmek ister. İş bağlarınız, aile bağlarınız veya gayrimenkul gibi kanıtlar geri dönme niyetinizi destekler.
    3. Davet Mektubu Gerekliliği
      • B1 veya B2 vizesi için ABD’ye iş görüşmesi, aile ziyareti veya etkinlik için seyahat ediyorsanız davet mektubu gerekir. B1 vizesi için işveren veya etkinlik düzenleyicisinden, B2 vizesi için aile üyelerinizden davet mektubu talep edebilirsiniz.

    Başvuruyu Güçlendiren Belgeler ve Stratejiler

    Başvurunuzu destekleyen güçlü belgeler sunmak ve doğru stratejileri izlemek, vize alma olasılığınızı artırır. İşte dikkat etmeniz gerekenler:

    1. Seyahat Amacınızı Destekleyen Belgeler:
      • B1 Vizesi İçin:
        • İş toplantısı, konferans veya ticari faaliyetlerle ilgili davet mektupları.
        • İşvereninizden alacağınız bir yazı, seyahatinizin iş amacı taşıdığını ve masraflarınızın karşılanacağını doğrulayabilmektedir.
      • B2 Vizesi İçin:
        • Otel rezervasyonları, uçak bileti rezervasyonları veya seyahat planınızı açıklayan belgeler.
        • Aile ziyareti yapacaksanız ABD’deki yakınınızdan alınan davet mektubu.
    2. Mali Durumu Kanıtlayan Belgeler:
      • Banka hesap dökümleri, maaş bordroları ve varsa sponsor mektupları.
      • Seyahatinizi finanse edecek maddi kaynaklara sahip olduğunuzu açıkça gösteren belgeler sunun.
    3. Ülkenize Geri Döneceğinizi Gösteren Belgeler:
      • Çalışıyorsanız iş yerinizden alınan izin yazısı.
      • Gayrimenkul tapuları, araç ruhsatı gibi ülkenizdeki bağlarınızı gösteren belgeler.
      • Aile bağlarınızı kanıtlayan belgeler (örneğin, eşiniz ve çocuklarınızın durumu).
    4. Seyahat Planınızın Tutarlılığı:
      • ABD’ye yapacağınız seyahatin süresini, gideceğiniz yerleri ve ne zaman geri döneceğinizi açık bir şekilde planlayın. Planınızda tutarsızlıklar varsa, bu memurun şüphe duymasına neden olur.

    Başvuru sürecinin her aşamasında dikkatli ve hazırlıklı olmak, B1 veya B2 vizenizi alma olasılığınızı büyük ölçüde artırır. Belgelerinizi eksiksiz hazırlayın, görüşme sırasında kendinize güvenin ve sorulara net cevaplar verin. Bu ipuçlarını takip ettiğinizde başvuru süreciniz çok daha kolay ve sorunsuz ilerleyecektir.

    Sonuç olarak, B1 ve B2 vizeleri, Amerika Birleşik Devletleri’ne kısa süreli ziyaretler için önemli bir adım olup, doğru belgelerle ve dikkatli bir başvuru süreciyle alınabilir. Unutmayın, her başvuru farklı olabilir, bu nedenle konsoloslukların resmi yönergelerine başvurmak sürecin başarısı için oldukça önemlidir. Eğer bu konuda uzman desteği almak isterseniz bizim ile web sitemizden iletişime geçebilirsiniz.

    Yazan: Av. Asım Kılınç

  • E2 Vizesi ile Green Card Alınabilir mi?

    E2 Vizesi ile Green Card Alınabilir mi?

    ABD’de yaşama hayaliniz var ve E2 vizesi ile bu yolu açmayı mı düşünüyorsunuz? Ya da E2 vizesi aldıktan sonra “Green Card’a nasıl geçebilirim?” sorusunu mu soruyorsunuz?

    E2 vizesi doğrudan Green Card sağlamasa da bazı dolaylı yollarla Green Card’a ulaşmanız mümkün. Gelin, bu konuya dair tüm merak edilenleri beraber inceleyelim.

    E2 Vizesi Nedir ve Ne İşe Yarar?

    ABD’de iş kurmak veya yatırım yapmak isteyen biriyseniz, E2 vizesi tam size göre olabiliyor! Bu vize, ABD ile anlaşması olan ülkelerden gelen yatırımcılara verilen özel bir vize türüdür. Yani, Türkiye vatandaşı olarak ABD’de bir iş kurup bu işin başına geçebilirsiniz. Peki, E2 vizesi tam olarak ne sağlar?

    • Yatırım Gerekliliği: E2 vizesi için ABD’ye belirli bir sermaye ile yatırım yapmanız şart. Bu miktar işletmenize ve sektörünüze göre değişiklik gösterse de, genel olarak ABD ekonomisine katkıda bulunacak bir yatırım olması bekleniyor.
    • İşletmeyi Yönetme Şartı: E2 vizesiyle ABD’de kurduğunuz işin başında aktif olarak durmanız gerekiyor. Yani, sadece parayı yatırıp geri çekilmek değil, işi bizzat yönetmeniz lazım.
    • Vize Süresinin Yenilenebilirliği: E2 vizesi kalıcı oturum sağlamaz; ancak işinizi aktif şekilde yürüttüğünüz sürece vize sürenizi yenileyebilirsiniz. Yani ABD’de uzun vadeli bir plan yapabilirsiniz.
    • Aile İçin Fırsatlar: Eğer eşiniz veya 21 yaş altı çocuklarınız varsa, onlar da E2 vizesi sayesinde ABD’de sizinle yaşayabiliyor. Eşiniz aynı zamanda çalışma izni de alabiliyor.

    E2 vizesi doğrudan Green Card vermiyor ama ABD’de kalıcı bir yaşam kurmanızı sağlayabiliyor.

    Peki, E2 Vizesi ile Green Card’a Geçiş Mümkün mü?

    E2 vizesinden Green Card’a geçmek biraz dolambaçlı bir yol. Hangi yöntemler var derseniz, aslında birkaç seçenek mevcut. İşte en yaygın yollar:

    • EB-5 Yatırımcı Vizesine Geçiş: E2 vizesi ile başarılı bir işletme kurduysanız ve işletmeniz büyüdüyse, EB-5 yatırımcı vizesine başvurabilirsiniz. Bu vize için ABD’de en az 1 milyon dolar yatırım yapmanız ve en az 10 ABD vatandaşına istihdam sağlamanız gerekiyor. Bu oldukça yüksek bir yatırım gerektirse de, doğrudan Green Card’a ulaşmanın kapısını aralıyor.
    • EB-2/ EB-3 Çalışan Vizeleri: Eğer bir işveren sizin yeteneklerinizi çok değerli buluyorsa, işveren sponsorluğunda EB-2 veya EB-3 vizesine başvurabiliyor ve Green Card sürecini başlatabilirsiniz. Özellikle yüksek vasıflı çalışanlar için EB-2 ve EB-3 vizesi Green Card’a geçiş için bir yol olabiliyor.
    • Evlilik Yoluyla Green Card: ABD vatandaşı biriyle evlenerek Green Card’a geçiş yapabilirsiniz. E2 vizesi sahibiyken bir ABD vatandaşı ile evlendiğinizde, Green Card başvurusu yaparak kalıcı oturum hakkına sahip olabilirsiniz.
    • EB-2 NIW (Ulusal Çıkar Muafiyeti): Bu yöntem özellikle Amerika’ya katkı sağlama potansiyeli yüksek yatırımcılar veya iş insanları için geçerli. Örneğin, topluma katkı sağlayacak bir iş modeli geliştiriyorsanız veya Amerikan ekonomisine katkıda bulunuyorsanız, Ulusal Çıkar Muafiyeti (NIW) başvurusu yaparak Green Card alabilirsiniz.

    E2 Vizesi ile Green Card’a Geçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

    E2 vizesi ile Green Card’a giden yol biraz zahmetli olabiliyor ama kesinlikle mümkün. Ancak burada dikkate almanız gereken bazı konular var:

    • Uzun Vadeli Planlama: ABD’de kalmayı uzun vadede düşünüyorsanız, Green Card’a geçiş yollarını incelemekte fayda var. Bir göçmenlik avukatından profesyonel destek alabilirsiniz.
    • Vergi Yükümlülükleri: Green Card sahibi olduğunuzda ABD’de vergi mükellefi sayılacaksınız. Bu yüzden başvuru öncesinde ABD’deki vergi yükümlülüklerini göz önünde bulundurmanız önemli.

    Sık Sorulan Sorular

    • E2 Vizesi Sahipleri Green Card Başvurusu Yapabiliyor mi?

    Evet, farklı bir vize kategorisine geçiş yaparak Green Card başvurusunda bulunabilirsiniz.

    • E2 Vizesi Süresiz Kalma Hakkı Sağlıyor mu? 

    Hayır, E2 vizesi süresiz kalma hakkı vermez. Süresi dolduğunda yenilenebiliyor ama kalıcı oturum sağlamaz.

    E2 vizesi, ABD’ye yatırım yaparak bir yaşam kurmak isteyenler için mükemmel bir fırsat. Ancak bu vize, Green Card’a doğrudan geçiş sağlamadığı için, bu geçişi planlı ve stratejik bir şekilde düşünmek gerekiyor.

    ABD’de hem iş kurup hem de kalıcı bir yaşam hayalini kuruyorsanız, sabırlı olun, doğru adımları atın ve seçeneklerinizi detaylıca değerlendirin. Unutmayın, E2 vizesi başlangıç noktası olabilir, ama uzun vadede Green Card almak için doğru stratejiye ihtiyacınız var.

    Yazan: Av. Asım Kılınç